Random header image... Refresh for more!

Türkiye’de Çıkan Gelmiş Geçmiş En Güzel Gazete: Yaprak Gazetesi

Orhan Veli’nin çıkardığı Yaprak Gazetesi’ni duyanlarınız vardır. 01 Ocak 1949 yılında çıkartılıyor ilk sayısı. Yani tam 60 yıllık gazete.  Geçende gittigidiyor.com’da karşıma çıktı. Hayır sever bir vatandaş olduğunu tahmin ettiğim biri bu gazetelerden 13′tanesini inanılamayacak bir fiyata satıyordu. Ne zamandır pahalı olduğu için alamadığım bu gazeteleri bulmuşum, kaçırır mıyım hiç. Sıkı bir açık arttırma stratejisi ile aldım gazeteleri.

Aldım ama ne ile karşılacağımı da tam olarak bilmiyorum. Bir-iki gün sonra geldi gazeteler. Yıllanmış kitap tutkusu bende inanılmaz. 45 yaşında bir 35 yaş kitabım var mesela :) ya da 35 yaş’tan da yaşlı ya da o civarda bir çok kitap. Ama bu gazeteler hem en eskisi, hem de en güzeli. Her zaman olduğu gibi açar açmaz pakedi ilk işim derin derin koklamak oldu o yıllanmış kağıt kokusunu. Sonra göz gezdirmeye başladım dergilerin üzerinde.

Dergi açıklaması şöyle;

Her ayın biriyle onbeişnde çıkar.
F i k i r,       S a n a t      G a z e t e s i

Sahibi ve yazı işlerini fiilen idare
eden :     Orhan       Veli      KANIK

Yıl: 1                                         Sayı:2
15    Ocak    1949

15 Kuruş

Abone:   6    aylığı     150    Kuruş

Adres: Posta Kutusu 179, Ankara
Arbas   Basımevi       -     A n k a r a

Fikir, Sanat gazetesi.. Bu size ne çağrıştırır bilmiyorum.. Ama bu dergiyi okumadıysanız emin olun ki daha önce Fikir, Sanat gazetesi, dergisi okumadınız.

Dergide yer alan isimleri kısaca yazıyorum. Siz düşünün yer yüzünden bu kadar büyük insanlar yan yana bir daha gelebilir mi?

Orhan Veli, Melih Cevdet, Oktay Rıfat, Sait Faik, Orhan Kemal, Cahit Sıtkı Tarancı, Ahmet Muhip Dıranas, Necati Cumalı, Erol Güney, Sabahattin Eyüboğlu ve daha bir çok isim.

Şu anda hangi gazetede, hangi dergide böyle isimler bir arada yazıyor? Ya da şu anda toplasanız bu kadar büyük isim sayabilir misiniz? Bunların hepsi aynı gazetede yazıyor, düşünebiliyor musunuz?

Daha güzel bir gazete ne olmuştur ne de olacaktır.

Bende bundan böyle sizlere her ayın biriyle onbeşinde elimdeki bu dergilerden derleme bir yaz sunacağım. Bu derginin unutulmasına izin vermek benim için insanlık suçu gibi bir şey olur sanırım.

Mart 5, 2009   6 Yorum Var, Sen Ne Dusunuyorsun?

Tanrı Baba

Napoléon’dan sonra yönetime gelen Bourbon (1800′lü yıllar) zamanında Fransız şair Pierre Jean de Beranger tarafından yazılmış güzel bir şiir. Sabahattin Eyüboğlu Türkçemize kazandırmış.

Tanrı Baba
tanrı baba, bir sabah uyanınca,
biz insanları düşündü nasılsa,
gitti pencereye: “kim bilir, dedi;
belki o gezegen yok oldu gitti.
ama baktı, uzakta, çok uzakta,
bir köşecikte fır dönüyor dünya.
şeytan canımı alsın, dedi tanrı,
alsın vallahi bir şey anlıyorsam
bu dünyalıların tutumlarından.

ey benim minnacık yaratıklarım,
ak ve kara, donuk ve yanıklarım,
dedi tanrı, en babacan haliyle;
sizi ben yönetiyormuşum sözde.
oysa, görüyorsunuz, allah’a şükür,
benim de sürüyle bakanlarım var,
şeytan canımı alsın, dedi tanrı,
alsın vallahi, çocuklar, bu bakanları
ikişer üçer atmazsam kapı dışarı.

boşuna mı kızlar verdim, şarap verdim size?
güzel güzel yaşayasınız diye.
nasıl olur da siz benim inadıma
orduların tanrısı dersiniz bana?
ne yüzle adımı alıp dilinize
top atarsınız birbirinize?
şeytan canımı alsın, dedi tanrı;
alsın vallahi, çocuklar, bir tek
orduyu kumanda ettiysem bugüne dek.

şu süslü püslü zibidilerin işi ne
yaldızlı tahtlar üstünde?
nedir o kasılmaları, böbürlenmeleri?
beslediğimiz bu karınca beyleri
sözden benden kutsal haklar almışlar
benim inayetimle kral olmuşlar
şeytan canımı alsın, dedi tanrı;
alsın vallahi, benden geldiyse eğer
sizleri böyle kötü yönetenler.

hiç bana kızmayın artık, çocuklar;
temiz yürekli olun, bana yeter.
sevişin, güle oynaya yaşayın,
sizi yakar makarım diye korkmayın
kralına da, yobazına da basın kalayı…
ama keselim, allahaısmarladık
curnalcılar duyarsa yandık
şeytan canımı alsın, dedi tanrı
alsın vallahi, o yüzsüz herifleri
sokarsam kapımdan içeri.

pierre jean de beranger

Şubat 23, 2009   2 Yorum Var, Sen Ne Dusunuyorsun?