20′ye girdim ya da 19′u Doldurdum..
Bilmiyorum bu kaçıncı.. 20′ye mi girdim 19′u mu doldurdum?
Oysa geçen sene ne kadar güzeldi her şey. Geçen seneki doğum günümde yazdığım yazıya bakıyorum da ne kadar keyifli geçmişim 18′e.. Hediyelerimden falan bahsetmişim.. Ne kadar kalabalıkmış o zaman çevrem..
Şimdi sanmayınki mutsuzum, kötüyüm, yalnızım.. Yine her şey yolunda.. Hatta o zamankinen daha da yolunda.. Ama farklıydı işte o günler.. Sahteyi tatmamıştı daha ellerimiz.
İşte insan arıyor.. Arıyor eski günleri.. Böyle özel günlerde daha çok arıyor hem de.. Bakıyorum kim kaldı eskilerden.. Doğum günüm için toplandık geçen gün arkadaşlarla. İnanın samimi olduğum insanlar hangileriydi unutmuşum, başkalarına sorarak hatırladım bir çoğunu.. Ama çağırmadım.. İsimleri bile kalmamış yadigar.. Gelenler zaten her şeye değer.. .) İki tane de boxer hediye etmişler bana, sağ olsunlar
İkisi de Tazmanya Canavarlı.. Kendi ellerim ile yıkayacağım onları İstanbul’da
Başka şansım da yok zaten
Geçen seneki hediyelerden ise ne kaldı diye baktım.. Daha doğrusu kimler kaldı.. Dolma kalemi başkasına verdim.. Yapboz’a yap ama bozma demişim.. Bozuldu..
Ama hala geçen seneki hediyem ile uyuyorum geceleri.. Ve balıklar ölmedi, kalbimizde yaşıyor
İşte yalnız…
Öyle halsizim ki hiç sorma..
Sormazsınız da zaten.. Yine Teoman daha iyi anlatıyor beni.. 17′ye geri dönmek istediğimden belki.. Şarkıyla baş başa bırakıyorum sizi..
Teoman – Kişisel Bir Şey
kişisel bir şey değil bu
yaşamak zor buralarda
kimdendi bu yara diye
kalbine sorduğunda
gerçeği istiyorsan
diyeceklerimi unuttum
garip geliyor dostlar
iz bırakmadan kaybolunca
bilirim geri gelmezler, ama
en güzel günleriydi onlar hayatımın
bazen bir fısıltı çıkar
bağırmaya çalışınca
tek bir umut bile yok mu
insan geçmişle yaşayınca
son kez inan yalan olsa da
bazen bir rüya yeter
kendimi kandırabilirim
ikimizde görürsek eğer
Geçmişi çok özlediğim bir gerçek. Ama biliyorum o günler geri gelmeyecek.. 21. yy’da romantik ol diye kim dedi sana..
Ve beni çok şaşırtan, okurlarımdan bir kaçının doğum günümü hatırlaması olmuş. Bunu gerçekten beklemiyordum, çok mutlu oldum
Üstelik bir tanesi oldukça güzel bir yazı yazmış, buraya bile ekleyebilirim..
Sanırım keyifli bir yazı imajı verdik
İyi ki doğdum.. İyi ki 20 oldum..
Ve iyi ki romantiğim..
Şubat 22, 2009 6 Yorum Var, Sen Ne Dusunuyorsun?
Niye Gelmedin Ramazan?
Evet.. Ramazan geldi.. Tam şu anda kapımın önünde bekliyor ramazan.. Davul çalıyor.. Mani falan da söylediği yok.. Sadece bam güm davula vuruyor.. Uzaklaşsa bali bir an önce.. Belki uzaktan hoş gelir davulun sesi..
Yine de hatırlatıyor işte.. Eski ramazanları.. Tamam daha 18 yaşında olabilirim.. Eski ramazan muhabbeti açmaya hiç niyetim yok.. Eski dediğim ramazan sizin eski ramazanlarınızdan değil.. Benim eski ramazanlarımdan..
Okul günlerim ile çakışan ramazan.. Hani hangi öğretmenin sigara içtiğinin, hangisinin içmediğinin en iyi anlaşıldığı günler.. Ya da açlığa en az tahammülü olan arkadaşlar.. Son ders yaklaştıkça gerilir sinirler..
Ama her şeye rağmen okulun en keyifli günleridir ramazan günleri.. İftar vakti’nin erken olduğu yıllarda son dersleri yemek yiyerek kaynatmaktan daha eğlenceli bir şey olabilir miydi? Yanında bir şey getirmediğin zamanlarda ondan bundan bisküviydi krakerdi otlanmak.. Hey gidi..
Geçen sene iftar tam okul çıkışına denk geliyordu.. Her gece çıkışta bir şey yemek farz olmuştu.. Biz çiğ köfteye sardırmıştık.. Neredeyse her gün aldık çiğ köfte dürümü.. Bir gün nasıl da hain çiğ köfteci dürümün içine 20 küsür acı turşu koymuştu.. Ağzımızı açıp boş caddede koşmuştuk resmen alevleri söndürmek için.. Acısını yeniden hissettim o çiğ köftenin.. Tabii bir gün sonra dershane tuvaletinde çektiğimiz acı da unutulur şey değil.. Unutulur mu ya? Yok yok, o kadar da değil.. Unutulmaz.. Bak yine acıdı.. Dilim değil ama bu sefer.. Çok acıdı hem de..
Bir gün de toplanıp pideli köfte yemeğe gitmiştik.. En çok o gece dönmüştü “Hoş geldin Remeyzan” muhabbeti.. Sen vardın.. Ben vardım.. O vardı.. Onun kuzeni de gelmişti.. Diğeri de yanımızdaydı.. Hatırladın işte ya, sen de vardın.. Sahte, kirli sandığımız gülüşlerimiz nasıl da aydınlatıyordu geceyi.. Şimdi düşünüyorum da o an kirli dediğimiz gülüşlerimiz ne kadar da saf ve temizmiş.. Neden daha kirli olur ki insanın gülüşü her yeni ramazanda bir öncekine göre? Bilmem.. =\
Ama hatırladın biliyorum.. Eski ramazan.. Eski.. Çok eski..
O günleri düşündüm de bir an için aynı heyecanı yaşar gibi oldum.. İnandım birden davulu da duyunca Ramazan’ın geldiğine.. Ama sadece bana öyle gelmiş, gelen giden yok.. Sen yoksun, O yok.. O’nun kuzeni yok.. Ben.. Sanırım ben de yokum.. Nereye gittik.. Ramazan geldi.. Biz niye gelemedik?
Bu sefer gelemedin be Ramazan.. Özür dilerim..
Davulcu uzaklaşıyor.. Hala mani yok.. Hala rastgele vuruyor davula.. Anlayacağınız ramazan kulağa uzaktan bile pek hoş gelmiyor bu sene..
Eylül 1, 2008 10 Yorum Var, Sen Ne Dusunuyorsun?








