Sonu Zafer Şarkılarıyla Biten Bir Yıl.. 2008..
Bir saniye ya.. 2008 bitti diyorlar.. 2008 bitebilir mi.. Kolay mı bu yılı geride kalan diğer yıllara benzetmek?
Sayfamın başlığına bakın: Mustafa Öztürk | İstanbul 2008
Şunlara bakın..


Banner’larım İstanbul 2008
***
8 Ağustos 2007 tarihinde Merhabalar derken 2008‘den bahsettim. 2008‘e girmeden bir gün önce rüyamda en yakın 2 arkadaşımla beraber İstanbul Üniversitesi’ni kazanacağımı gördüm. Ve üçümüz de İstanbul Üniversitesi’ni kazandık.. Ve hayatımda en çok değer verdiğim insanlardan biri olan o arkadaşlardan birini kaybettim, sebebini bile bilmeden. Ve diğeriyle ev arkadaşıyım şu anda..
***
22 Şubat 990′ın üstüne bu sene 18. seneyi koydum bu yılda. 18′e girmek pek bir şey ifade etmiyordu ama 17′den ayrılmak çok şeyin değiştiğini gösteriyordu bana.
***
Hayatımın en zor günlerini de en güzel günlerini de bu sene içinde yaşadım. Yazılarımı uzun zamandır takip edenler düşünebilir ki en zor zamanlarım ÖSS’den önceki günlerdeydi. Çok yanılırlar. Ben de çok yanıldım. Öss sonucunun açıklandığı; İstanbul’a geleceğimi belgeleyen gün Oyun Bitti.. Görev Tamam.. demişim.. Meğer her şey yeni başlıyormuş.
Hayatımın en zor, en dayanılmaz günlerini; bir yıl boyunca beklediğim, hayalini kurduğum, kavgasını verdiğim, uğruna onlarca şiirler yazdığım şehirde yaşadım..
***
Ve 2008′in son günlerinde son dakika golü misali başladım zafer şarkılarımı söylemeye. Büyük ihtimalle hayatımın en mutlu günleriydi bir sene önce hayalini kurduğum, uğruna acılar çektiğim her şeyi teker teker gerçekleştirdiğim günler.
***
En başından beri hemen hemen her yazımda dediğim gibi.. Her şey çok güzel olacak.. Her şey çok daha güzel olacak.. Yeter ki umudunuzu kaybetmeyin..
***
2008 yılında hayatıma giren, çıkan, yazılarımı okuyan, iyi-kötü bir şekilde beni etkileyen; yani beni ben yapan herkese teşekkürler..
***
2009 yılında, gerçekleşmemiş hayalinizin kalmaması dileğiyle.. Mutlu yıllar..
Ocak 1, 2009 9 Yorum Var, Sen Ne Dusunuyorsun?
Oyun Bitti.. Görev Tamam.. Bekle Beni İstanbul..

Vay be.. Geçen yıl bu zamanlarda başlamıştık yazmaya.. Ve bugün son.. Öss güncesinin sonu.. Kapanış.. Anlatmak çok zor..
“İstanbul’a gidiyorum..”
Özetliyor mu bu cümle bütün yılı? Mutlu son mu diyoruz şimdi buna? Ya geride kalanlar..
Yazdıklarımı okuyan herkese sonsuz teşekkürler.. Gerek yazılarıma yaptıkları yorumlarıyla, gerek attıkları e-postalar ile iyi dileklerini ileten; heyecanımı, kavgamı birazcık olsun paylaşan herkese teşekkürler.. Çok teşekkürler..
Sonuç mu? .)
“2008 öss tm birincisi” olan mail adresimi herkes çok iddialı, uçuk buluyordu.. Tamam; hedefimden 42 bin küsür kişi sapma oldu ama birinci benim yine de.. Bu sınavın kazananı benim.. “Gönüllerin Şampiyonu” değil miyim yani ben? .)
Öyleyim.. Gerisi laf-ü güzaf’tır.. .)
125 yıllık Erkek Lisesi‘nden sonra beni kesse kesse 555 yıllık İstanbul Üniversitesi keserdi zaten.. .)
İstanbul Üniversitesi – İktisat..
Hayırlısı olsun diyoruz efendim..
Ne demiştik..
Her şey güzel olacak..
Bekle Beni İstanbul..
Ağustos 15, 2008 22 Yorum Var, Sen Ne Dusunuyorsun?
Bekle Bizi İstanbul..
“salkım salkım tan yelleri estiğinde
mavi patiskaları yırtan gemilerinle
uzaktan seni düşünür düşünürüm
istanbul
binbir direkli haliç’inde akşamlar
adalarında bahar süleynaiye’nde güneş
ey sen ne güzelsin ey kavgamızın şehri
istanbul
boşuna çekilmedi bunca acılar
büyük ve sakin süleymaniye’nle bekle
parklarınla köprülerinle meydanlarınla
bekle bizi istanbul
tophane’nin karanlık sokaklarında
koyun koyuna yatan çocuklarınla bekle
bekle zafer şarkılarıyla geçişimizi
istanbul
haramilerin saltanatını yıkacağız
bekle o günler gelsin gelsin istanbul
sen bize layıksın biz de sana istanbul
istanbul
boşuna çekilmedi bunca acılar
büyük ve sakin süleymaniye’nle bekle
parklarınla köprülerinle meydanlarınla
bekle bizi istanbul“
Temmuz 11, 2008 8 Yorum Var, Sen Ne Dusunuyorsun?
Bekle Bizi İstanbul..

Oğlum blog,
İşte yine içimde yanıyor alev alev İstanbul aşkı.. Dün gece gördüğüm rüya o kadar gerçek, o kadar güzeldi ki tarifi imkansız bir his bıraktı bende.. İstanbul diye açtım gözlerimi.. Sevgili arkadaşım Çağrı ile de kendimizi öyle bir gaza getirdik ki az önce bu günü not almamak olmazdı. Üniversiteye gittiğim zaman, öss hazırlık maceralarımdan hatırlamak isteyeceğim güzel bir dialog idi.. Neyse ben uzatmadan rüyama geçeyim..
Yılbaşı gecesi Alican, Çağrı ve Ben dışarıya çıkıyoruz. Yürüyoruz bizim okuldan Altıparmak’a doğru. Kızılay’ın önünden geçerken bir de bakıyoruz Tophane Surları’nın olması gereken yerde uzun bir yol var. Uludağ’ın yamaçlarına kadar uzanıyor. Kenarları aydınlatılmış bir yol. Yolun sonunda bir kapı var. Dikkatli baktığımız zaman oranın İstanbul Üniversitesi’nin o tarihi, o mükemmel kapısı olduğunu görüyoruz. Kapı aydınlatılmış, ışıkları gök yüzüne kadar uzanıyor falan, mükemmel bir şey. Ve bir büyük, bize o kapıyı işaret ediyor parmağıyla. Mustafa Kemal’in; “Ordular, ilk hedefiniz Akdenizdir, İleri!” derken, ya da Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u feth etmeden önce ordularına parmağıyla şehri işaret etmesi gibi bir şey idi. Biz de büyük bir şevk ile İstanbul Üniversitesi’nin yoluna koyuluyoruz. İstanbul’u feth etmeye gidiyoruz.. Fatih Sultan Mehmet 52 günde feth etti İstanbul’u.. Bizim 5 ayımız var!.. Kainat 7 güne yaratıldı.. Bizim 5 ayımız var.. Hiç bir şey için geç değil.. ![]()
Bekle Bizi İstanbul!..
Sana geliyoruz!..
M.Öztürk
29 Aralık 2007 C.Tesi..
Her şey çok güzel olacak..
Aralık 30, 2007 2 Yorum Var, Sen Ne Dusunuyorsun?









