Posted by Mustafa Öztürk on Şub 17, 2008 in Günlük | 2 comments

Beni tanıyanlar bilir, bir şeyi seversem onun cıvkını çıkartırım. Kusturana kadar yaparım. Bunun son örneği de Yılmaz Erdoğan’ın yazıp yönettiği “Sen Hiç Ateşböceği Gördün mü?” isimli tiyatro oyunu oldu. Uzun zamandır arıyordum fakat bulamıyordum. Nihayet dün buldum DivX’ini.. Ve en başta da dediğim gibi, 2 gün içinde 3 defa izledim. Bu rakam size ne kadar güzel olabileceğini ufaktan tahmin ettirmiş olmalı herhalde. Lafı çok uzatmadan bu güzel oyunun hikayesinden bahsetmek istiyorum.
Oyun, yanılmıyorsam yaklaşık 1950 yıllarında dünyaya gelen, üstün zekalı bir kız olan Gülseren’in (Demet Akbağ) hayatını anlatsa da aslında Gülseren’in hayatı boyunca yaşanan siyasal ve toplumsal gelişmeleri gülerken ağlatabilecek, ağlatırken güldürebilecek bir biçimde ülke tarihimizin 50 yılını bizlere sunmaktadır. En kısa şekilde böyle açıklanabilirdi herhalde.

Duvara yazı yazan genç ile yaşanan dialogların birazını yazmak istiyorum.
- ne yazıyorsun bakiim duvara?
- kahrolsun.
- eee.. bizim duvara yazınca oluyor mu?
*********************
duvara yazı yazan gence
- bir ekmek al sonra yazmaya devam edersin!
- ne ekmeği ya. yazı yazıyorum şurada
- bir de halkçı geçinirsiniz. halktan biri ekmek istiyor almıyorsunuz. hani halkın ekmek davasını savunuyordunuz?
Tabii genç bu söz üzerine ekmek almaya gider fakat yolda çıkan çatışmada sevgilisinin önünde öldürülür.
Oyun’un en can alıcı sözlerinden bir tanesi de;
“İnsan için, bir üçgenin iç açılarını mı , yoksa bir insanın iç acılarını mı bilmek zor ?”
Bunun gibi daha onlarca bizleri güldürürken düşündürecek ve bazen ağlatacak, bir saniye sonra tekrar güldürecek mükemmel bir oyun olmuş. Kesinlikle herkes izlemeli. Kim bilir, belki siz de ateşböceklerini görebilirsiniz bu oyundan sonra..
blogunu ilk kez gördüm de “amanın postlar öss-ye gün sayıyor la burda anam” diye bi garip oldum. belirttim. evet.bu kadar. ((:
bence de çok güzel bi oyun sana hak veriyorum ayrıca felsefik filmler seviyorsan kim ki-duk un filmlerini öneririm breath güzel bi filmdir kar ve kaplan etkileyici bi italyan amelie de müziklerini çok sevdiğim bi fransız filmidir