Posted by Mustafa Öztürk on Eyl 1, 2008 in Günlük | 10 comments
Evet.. Ramazan geldi.. Tam şu anda kapımın önünde bekliyor ramazan.. Davul çalıyor.. Mani falan da söylediği yok.. Sadece bam güm davula vuruyor.. Uzaklaşsa bari bir an önce.. Belki uzaktan hoş gelir davulun sesi..
Yine de hatırlatıyor işte.. Eski ramazanları.. Tamam daha 18 yaşında olabilirim.. Eski ramazan muhabbeti açmaya hiç niyetim yok.. Eski dediğim ramazan sizin eski ramazanlarınızdan değil.. Benim eski ramazanlarımdan..
Okul günlerim ile çakışan ramazan.. Hani hangi öğretmenin sigara içtiğinin, hangisinin içmediğinin en iyi anlaşıldığı günler.. Ya da açlığa en az tahammülü olan arkadaşlar.. Son ders yaklaştıkça gerilir sinirler..
Ama her şeye rağmen okulun en keyifli günleridir ramazan günleri.. İftar vakti’nin erken olduğu yıllarda son dersleri yemek yiyerek kaynatmaktan daha eğlenceli bir şey olabilir miydi? Yanında bir şey getirmediğin zamanlarda ondan bundan bisküviydi krakerdi otlanmak.. Hey gidi..
Geçen sene iftar tam okul çıkışına denk geliyordu.. Her gece çıkışta bir şey yemek farz olmuştu.. Biz çiğ köfteye sardırmıştık.. Neredeyse her gün aldık çiğ köfte dürümü.. Bir gün nasıl da hain çiğ köfteci dürümün içine 20 küsür acı turşu koymuştu.. Ağzımızı açıp boş caddede koşmuştuk resmen alevleri söndürmek için.. Acısını yeniden hissettim o çiğ köftenin.. Tabii bir gün sonra dershane tuvaletinde çektiğimiz acı da unutulur şey değil.. Unutulur mu ya? Yok yok, o kadar da değil.. Unutulmaz.. Bak yine acıdı.. Dilim değil ama bu sefer.. Çok acıdı hem de..
Bir gün de toplanıp pideli köfte yemeğe gitmiştik.. En çok o gece dönmüştü “Hoş geldin Remeyzan” muhabbeti.. Sen vardın.. Ben vardım.. O vardı.. Onun kuzeni de gelmişti.. Diğeri de yanımızdaydı.. Hatırladın işte ya, sen de vardın.. Sahte, kirli sandığımız gülüşlerimiz nasıl da aydınlatıyordu geceyi.. Şimdi düşünüyorum da o an kirli dediğimiz gülüşlerimiz ne kadar da saf ve temizmiş.. Neden daha kirli olur ki insanın gülüşü her yeni ramazanda bir öncekine göre? Bilmem.. =\
Ama hatırladın biliyorum.. Eski ramazan.. Eski.. Çok eski..
O günleri düşündüm de bir an için aynı heyecanı yaşar gibi oldum.. İnandım birden davulu da duyunca Ramazan’ın geldiğine.. Ama sadece bana öyle gelmiş, gelen giden yok.. Sen yoksun, O yok.. O’nun kuzeni yok.. Ben.. Sanırım ben de yokum.. Nereye gittik.. Ramazan geldi.. Biz niye gelemedik?
Bu sefer gelemedin be Ramazan.. Özür dilerim..
Davulcu uzaklaşıyor.. Hala mani yok.. Hala rastgele vuruyor davula.. Anlayacağınız ramazan kulağa uzaktan bile pek hoş gelmiyor bu sene..
okulla çakıştığı günler sahurlarda çağrılaşırdık şimdi çağrılaşacak insan kalmadı diyebiliriz…
Davulcunun davula bamgüm vurması sende böyle bir etki bırakmış olmasına rağmen bizim burda bu işi 03 sularında yapması ve resmen dümdüz güm,güm,güm diye davula vuruyor olması sebebiyle kendisini kınıyorum şuanda. yani başka şeylerde yapmak isterdim ama oroçluyum, küfür etmicem : )
olm benimki de aynı saatte aynı şekilde geçti.. sadece yazının sonu biraz uzadı..
ve didem evet.. çağrılaşırdık.. =\ hey gidi..
bu gece davul çalmadı mı sesin çıkmıyor yoksa istanbula hazırlık mı var
her davulda da yazı yazılmazki..
ama haklısın.. istanbul’a hazırlık vardı..
Ağlatacak mısın insanı ya ?
Abi ne zor şeymiş mezun olmak lan. =/
Kuzen O kim? Onun kuzeni kim?
10 oldu sanırım bunu soran yaa..
ben sen o olsun diye yazdım.. öyle özel bir kişiyi belirtmek için değil.. sen ne kadar özel ise o da o kadar özel yani.. edebiyat yapıyoruz şurda
hayırlı olsun kaydın coook sevindim senin adına darisı uzakta olsa başıma….ha bi de geçmiş olsun
ben vardım bnm kuzenimde vardı hatırlıorum o günü =))