Geçen haftalarda Nietzsce Ağladığında’yı okudum.. Kitapta anlatılan Breuer’den beter bir bıkmışlığa sahip olduğumdan 2 hafta önce notlarını çıkardığım yazıyı bugün anca yazabiliyorum..
Bütün kitap çok güzel de gözüme çarpan bir kaç cümleyi yazıyorum..

- Kutsal olan gerçekler değil, insanın kendi gerçeği için çıktığı arayıştır!
- Kendi kendini sorgulamaktan daha kutsal bir şey olabilir mi?
- Neysen o ol.
- “Tanrı’ya güven duymak.” Bu, insana göre bir seçim değildir. Bu insanca bir çözüm değil, kendi dışındaki bir yanılsamaya tutunmaktır. Böyle bir seçim, başka birini, doğaüstü birini seçmek, insanı daima güçsüz kılar. Daima onu olduğundan daha fazla küçültür. Ben bizi olduğumuzdan daha büyük yapan şeyleri severim!
- -Korkuları da yıldızlar gibi- hep ordalardır, ama gün ışığı onlar gizler.
- Siz bu yaşamda daha ötelere bakabildiniz. Yanlış hedeflere ulaşmanın boşuna olduğunu, yeni yanlış hedefler belirlemenin de boşuna olduğunu gördünüz. Sıfırı sıfırla bin kez çarparsanız yine sıfır elde edersiniz!
- Yaşam planınız sizin elinizde değilse, varlığınızı rastlantıya bırakmışsınız demektir.
- Mükemmeli yakalamak isteyen müritlerin ana ve babalarından kopmaları gerekir.
- Neden yalnızca küçük mutlulukların peşinden koşuyor? Ve buna da erdem diyor. Bunun asıl adı, korkaklıktır!
- Arzu edilenden ziyade arzu etmeye aşığızdır.
- Çocukluğumdan beri yaşamın, birbiriyle aynı iki boşluk arasındaki bir kıvılcım olduğuna inandım: Doğumdan önceki ve ölümden sonraki karanlıklar arasındaki bir kıvılcım.
“Yaşam, iki boşluk arasındaki bir kıvılcım.” Güzel imge Josef, ama kafamızın hep ikinci boşluğa takılması ve birinci boşluk üzerine hiç düşünmememiz ne tuhaf, değil mi?
- Nietzsche’nin dostluk tanımını düşündü: İki insanın daha yüce bir hakikatin peşinde koşması.
- İyi bir kılavuz sel sularının önündeki set olmalıdır, koltuk değneği değil. Kılavuz, öğrencisine bütün izleri göstermelidir. Ama gideceği yolu seçmemelidir.
İşte Nietzsche’yi Ağlattığımda aklıma en iyi kazınanlar bunlar oldu.. Siz de ağlatın efendim bu büyük filozofu.. O ağlar açılır, siz de çok şey kazanırsınız..
hala büyük keyifle okuyorum yazılarını…
Psikoloji okumak isteyen birine göre biraz geç ağlatmışsın Nietszche’yi:)Ben senden erken davranmıştım,gerçi sonra psikoloji hayal oldu İstanbul üni de çeko ya talim ettik ama olsun Nietszche ve onun güzide fikirleri bana kaldı:)
dipnot:pos bıyıklı karikatüre selam ederim harika görünüyor:D
ben böyle buyurdu zerdüştü okuyacaktım ama bana agır gelirmiş dedilerrr..
tabiii ben psikoloji ve felsefeyi fazla sevmem ama ne önerirsiniz??
halt yemiş ağır gelir diyenler.. mutlaka oku.. bu kitabı da oku.. siddharta’yı da oku..
Lisede okuduğum ve beğenmediğim pop-eser.Nietzsche ve psikanalizi biraraya getirmesi nedeniyle büyük bir heyecan duymuştum.Ancak yazar,anlatımı bir yana,Nietzschecilik oynamaya çalışırken öyküyü zayıflatmış.Neticede Hollywoodvari bir kitap ortaya çıkmış.
Bütün kitabı not olarak tutabilirim buraya her bir sözcüğü çok önemli ve anlamlı bence.Irvin Yalom’un en iyi kitaplarından.Kesinlikle okunmalı ve üzerinde düşünülmeli
Nietzsche ağlarken bende ağladım içimden
baktım bende küçük bi Nietzsche olmuşum Nietzsche özentisi Gizem ..annemin okuma kızım böle şeyler her şey bu derece sorgulanmaz ki gibi söylemleriyle yaklaşık 1 hafta uğraştım resmen
her satırı okuduktan sonra kafama bişeyler düşüyodu sanki
her aforizmadan sonra gözlerimi kapıyıp kelimelerin delhizlerinde dolaşıyodum
kitap bitince elimde nerdeyse bi ajandalık aforizma biriktirdim
ve diyorum iyi ki okudum ve iyi ki yazdım duvarıma bu aforizmayı ‘Hakikatin düşmanı yalanlar değil ,inançlardır ‘ (hepsi güzel ama benim tek geçtiğim aforizması
not: ne yazdım ama amacım küçük bi yorum bırakmaktı oysa