Random header image... Refresh for more!

Kategori — Öss 2008′e Doğru!..

İlk Kitap Bitti..

A ha ha.. 5 yaprak çalışma sistemiyle ilk kitap bitti.. Koskoca bir Tarihi 2 haftada hallettim.. :) Türkçe de bitiyor.. Konu olarak Sadece anlatım bozukluklarından 4 test kaldı.. Onları da çözünce Tükçe’nin de konular bitmiş olacak.. Kitabın geri kalanı genel tekrar testleri, denemeler falan.. Onlar da biter kısa zaman içinde.. Yeni hedefim bir tane edebiyat, bir tane matematik bir tane de geometri bitirmek.. Çok kasacak ama bitecek.. :)

Vu huuu!..

Nisan 9, 2008   3 Yorum Var, Sen Ne Dusunuyorsun?

Öss’ye Son 2 Ay Kala Hobilerimiz..

Sınava az bir süre kaldı ve ben hala hobilerimden, bilgisayar-fotoğraf-şiir-gezme-tozma, gibi alışkanlıklarımdan vazgeçemiyorum. Eskiye göre oldukça azaldı gerçi ama yine de daha iyi olabilir.. Bugün dinlediğim bir anı sayesinde ise daha iyi olacağı kesin..

Anıyı anlatan Bursa Birey Dergisi Dershaneleri Yönetim Kurulu Başkanı, Avukat, Matematik öğretmeni ve daha sayamadığım bir çok ünvana sahip olan Rıdvan Yavaşcan.. Kendisi türev, integral gibi konuları 4 derste anlatan, analtmakla kalmayıp öğreten bir insan :) Bugünkü dersin sonunda bir anısını anlattı.. Oldukça yararlı oldu bu anı, ben de paylaşmak istedim.. Lafı uzatmadan anıya geçiyorum.. .)

Geçen hafta Fenerbahçe-Chelsea Şampiyonlar ligi maçından önce bir öğrenci geliyor yanına ve diyor ki, “Hocam sizce maçı izlemeli miyim?” Yani cümle tam böyle olmasa da bu anlama gelen bir şeydi. :) Ve Rıdvan Yavaşcan Hocam şöyle cevaplıyor:

“Yıllardan 1986.. Mexico86′nın yani 1986 Dünya Kupası Maçlarının oynanacağı günlerde Rıdvan hocam o zamanki adı her neyse Üniversitelere giriş sınavına hazırlanıyor. Rıdvan Hoca da futbolu çok seviyor.. Ayrıca şöyle bir şey de var, o günler; Türkiye’de ilk kez renkli televizyonların yayın yaptığı günler.. Bu maçlar da ilk renkli, naklen yayınlanan maçlar.. Bütün ülke bu maçlara kilitlenmiş durumda..

Rıdvan Hocam ise çok sevdiği maçlar yerine ders çalışmayı seçiyor.. Evdeki gürültüde çalışamadığı için maç olduğu zamanlarda evinde televizyon olmayan bir arkadaşına gidip orada çalışıyor..

Maradona’nın en formda olduğu bu günlerde yer yerinden oynuyor her maçta.. Rıdvan Hocam’ın izlediği tek maç ise Final Maçı’nın son 20 dakikası.. Onu da ders çalışırken kahveden gelen seslere daha fazla dayanamayıp iniyor aşağıya.. Kafasını kahvehanenin camına yapıştırıp dışarıdan izliyor Renkli ve Naklen yayınlanan bu ilk final maçının son 20 dakikasını.. 1 ay boyunca sadece 20 dakika izliyor..”

Ve konuyu şöyle bağlıyor..

Cebinden bir kaç gün sonraki Fenerbahçe – Chelsea maçına Protokol Tribününden bir bilet çıkartıp masaya koyuyor ve o günlerde kahvelerde bu maçları izleyen arkadaşlarının Fener maçını da kahveden izleyeceklerini, kendisinin protokolden izleyeceğini söylüyor..

Sanırım bugünlerde yapacağım fedakarlıklar fazlasıyla geri dönecek..

Nisan 5, 2008   10 Yorum Var, Sen Ne Dusunuyorsun?

Ah bir de tatiller olmasa..

Hemen konuya giriyor ve oldukça kısa kesip bırakıyorum günlük.. :) fazla kalamayacağım..

Valla okul varken çok daha güzel soru çözüyorum.. Zaten okulda yedişer yaprak soru çözüyorum tarih ve türkçe’den.. hatta üstüne üç beş yaprak coğrafya bile çözüyorum.. ama eve gelince olmuyor lanet olası şeyler.. sanırım hala bilgisayardan kopamadım.. .( ben girmeyeceğim desem bilgisayar* çağırıyor, konuşalım diyor.. e ben bu aleti açınca 5 dakikam oluyor 5 saat.. aynı şu anda olduğu gibi.. .( sanırım artık bilgisayar kullanmayacağımı söylememin vakti geldi herkese.. .)

hafta sonu desen, dershanede fırsat olmuyor soru çözmeye.. eve gelene kadar oyalanıyorum.. evde oyalanıyorum.. tam derse oturuyorum, bilgisayar çağırıyor yine.. .( yok yok olmuyor böyle, aşkımdan vazgeçmem şart.. öss varken olacak iş değil bunlar*

ama yine de güzel gidiyor bir kaç hafta öncesine rağmen.. tarih kitabım bir kaç güne kalmaz bitiyor.. ondan bir kaç gün sonra da türkçe ve coğrafya bitmiş olacak.. sonra büyük ihtimalle denemelerini çözmeye başlarım herhalde.. :) bir de evde ders çalışmaya başlarsam aynı anda 4 dersten yapılabilir bu 5 yaprak olayı.. çalışmak istedikten sonra gerisi kolay.. :)

son bir şey daha yazayım .) yarın okula gitmiyorum.. çarşamba osmanlı tarihi, perşembe günü ise matematik sınavım var.. 4 türev, 6 integral çıkacak sınavda.. ve ben daha integral işaretini bile yapamıyorum.. neyse ki arkadaşımın defterini fotokopi çektirdim de yarın bakacağım..

ulan 12 yıldır defter tutmayı öğrenemedim.. 1 tane bile defterim yok.. bir tane lazımlık var, hocalar çok ısrar ederse ona yazıyorum.. daha çok karalıyorum.. fotokopi için verdiğim parayla kaç aç insanı doyururdum bilmiyorum.. =\

neyse işte günlük, durum böyle..
seneye bunları okuyup, gülümsememiz dileğiyle.. :)

Mart 31, 2008   7 Yorum Var, Sen Ne Dusunuyorsun?

“5 Yaprak” Ders Çalışma Sistemi..

Gelen mail ve yorumlarda bu çalışma programına ilgi oldukça büyük. :) Yazayım şu programı da bütün gerçekten isteyenler yararlansın.

Her şeyden önce üniversite kazanmayı gerçekten istemeli ve bunun için bazı şeylerden vazgeçmelisiniz.. Bilgisayar olabilir, en sevdiğiniz dizi olabilir, vizyona yeni giren bir film olabilir. Kendinizi kafa olarak hazır hissediyorsanız yazının devamını okuyun. Hissetmiyorsanız “ÖSS’ye 2 ay 25 gün kala durum değerlendirmesi” başlıklı yazımı okuyun. Eğer hala Öss’yi kazanmak istemiyorsanız zaten sizin için bir öenmi yok, istekli olanlar okumaya devam etsin :)

Bu programın en büyük düşmanı dershanelerdir. Bu programa göre dershaneler bizi yavaşlatan yerlerdir. Sonuçta Tarih, Edebiyat, Coğafya gibi dersleri öğretmen anlatmadan da kendimiz gayet rahat bir şekilde anlayabiliriz. Bu programda dershaneleri beklemeden hızlı bir şekilde kitaplar bitireceğiz. Yeni bir soru bankası alıyoruz. Eğer konu eksiğiniz varsa konu anlatımlı olması faydanıza olacaktır. Mesela ben ilk önce Tarih ve Türkçe’yi seçtim.  Okul büyük bir vaktimi alıyor, mezun arkadaşlar birden fazla ders seçebilirler kendilerine. :) Derslerimizi seçip kitaplarımızı aldıktan sonra sıra asıl önemli olan hızlı bir şekilde ilerlemeye geliyor.

Seçtiğimiz derslerden günde 5 yaprak yapıyoruz. Yani isteğe göre bu yaprak sayısı 7-8 olabilir tabii ki. Ben bugün 7 yaprak yapmaya başladım mesela. Çünkü kitapların eridiğini görmek hem keyifli hem de motive edici.

Günde 5 yaprak yapıyoruz diyelim, 5 yaprak arkalı önlü günde 10 sayfa yapar. Tüm konuları içeren 200 sayfalık bir soru bankası 20 günde bitiyor yani. Ne kadar hızlı olduğunu şöyle açıklamak istiyorum. Sene başından beri 8 ay geçti ama bu 8 ayda tam olarak bitirdiğim bir tane bile kitap yok. Bu sistem sayesinde 20 günde 2 kitap bitirmiş olacağım. :) Eğer 7′ye çıkartırsanız yaprak sayısını, günde 14 sayfadan 14 günde, yani 2 haftada bir kitabı bitirebilirsiniz.

Bir de ben şöyle bir şey yaptım. Kitaplarımı 5 yaprak 5 yaprak parçaladım. Yanımda bütün test kitabını değil, sadece o gün çözeceğim soruları taşıyorum. Çok az yer kapladığından her yerde rahatça çıkartıp çözebiliyorum. Ufak boş anlarınızı da değerlendirebilirsiniz bu şekilde.

Örnek vermeye kendimden devam edersem okulda hocaların izin verdiği derslerde, öğle arasında falan çözdüğüm sorular ile yaprak görevlerim bitiyor. Eve geldiğimde de başka derslere çalışıyorum. (?)  .)

Eğer gerçekten dişinizi sıkarsanız inanılmaz faydalı bir sistem. Bir kitabı bitirdikten sonra bir yaprak test takımı çözersiniz. Onu da bitirdikten sonra içinde içinde sadece bir dersin denemelerinin bulunduğu kitaplardan da çözerseniz 30 testte tüm konuları 30 defa tekrar etmiş de olursunuz.

Matematik – Fen bölümünde okuyan arkadaşlar hemen “Ama bizim dersler” diye başlayan cümleler kurmasın lütfen. Mazeret uyduranlara göre bir çalışma sistemi değil zaten.

Gerçekten isteyen yapar, Gerçekten isteyen kazanır!..

Bu sistemi bizim için düşünen, Türkiye’nin en iyi rehberlik hocalarından biri olan Akif Hocam’a, nam-ı değer 5 Yaprak Akif‘e çok çok çok teşekkür ediyorum. :)

Mart 25, 2008   23 Yorum Var, Sen Ne Dusunuyorsun?

Öss’ye 2 Ay 25 Gün Kala Genel Durum Değerlendirmesi

Evet günlük, çok hızlı giriyor ve kısa kesiyorum. Biraz sonra ders çalışmaya başlayacağım. İstediğin kadar kafa bul benimle ama bu sefer başlıyor.. 89. kez deniyor da olsam bu sefer başaracağım ve ders çalışmayı düzenli bir hale getireceğim. Valla lan!.. .)

Nerden geldi bu hırs diye sorar gibi olduğunu hissediyorum. Bugün okula her hafta gelen Başarı Dershanesi rehberlik hocası Mehmet Akif Bey geldi. Nam ı değer 5 Yaprak Akif. Bilindik cümlelerinin dışında bugün inanılmaz bir şey getirdi bize. Geçen sene bizim okuldan mezun olan Mahir. Mahir dediğim insan okulla pek alakası olmayan, ÖSS’ye 2 buçuk ay kala çalışmaya karar veren bir insan. Sınava 2 buçuk ay kala bir dershaneye gidiyor ve ilk denemesinde EA2 puan’ı hesaplanmıyor bile. Mat 2′den tek bir soru dahi yapamıyor ve Mat 1′den sadece 2 soru yapabiliyor. Onlar da rasyonal sayılar sorusu. :) Ancak Mahir’in istediği tek bir şey var. O da sınavı kazanmak.

2 buçuk ay boyunca Mahir, Akif Hoca’nın çalışma sistemi ile çalışıyor. Ve ilk okul 8. sınıfta 12 tane okuma yazması olmayan sınıf arkadaşı ile beraber mezun ola Mahir, ÖSS’de, 2 buçuk ay önce girdiği denemenin üstüne tam 60 puan ekliyor ve EA2′den 220 ham puan alıyor. Son 2 buçuk ay kala benim ihtiyacım olan puan’ın tam 2 katı kadar arttırıyor puanını. Ancak Mahir’in puanı bir çok bölüme yeterken Mahir gözünü yükseklere dikiyor. Bu sene tekrar hazırlanıyor ve Hukuk Fakültesi istiyor. Sınava 2 buçuk ay var ve Mahir şu anda Matematik bölümlerinden dikkat hatası yapmazsa pek soru kaçırmıyor. 260 ham puan alıyor. İsteyenlere 2 buçuk ay’da 60 puan arttırmasını sağlayan ders çalışma programını yazabilirim. :)
Ve şimdi başlıyor Kitap Bitirme Programı. Önce sözel derslerin kitaplarını bitirecek, Hemen ardından Matematik ve Geometri’ye geçeceğim.

Ve son olarak günlük, sana bir daha ders çalışmaya başlıyorum ana fikirli bir yazı yazmayacağım!..

Hoşça Kal..

Teşekkürler Mahir, Teşekkürler Akif Hoca..

Mart 20, 2008   31 Yorum Var, Sen Ne Dusunuyorsun?

Yine Sınavlar, Yine Güzelim Bahar Havaları, Yine Kitap Fuarı, Yine Yalan Olmuş Bir Program..

Sanırım son yaptığım program da yalan oldu gibi. Sınav döneminin gelmesiyle yine bütün soru çözümleri sadece plan olarak kaldı. Aslında kendimi kandırıyorum sanki. Sınavlarla çok fazla alakası yok. Zaman azaldıkça ders çalışmak mecburi bir hal almaya başlıyor ve benim de ilkokul yıllarımdan beri peşimi bırakmayan mecbur olduklarımı inatla yapmama hastalığım nüks ediyor. Isınan havalar da cabası..Tüm bunlar yetmezmiş gibi bir de Bursa 6. Kitap Fuar’ı eklenince ders çalışmamak için yeterli etkenlerin fazlasıyla tamamlanmış oluyor. Şimdi bakıyorum da hak verdim kendime. :) Bu şartlar altında ders çalışmak gerçekten çok zor.

Yarın ki matematik sınavı geçsin tüm gücüm ile ders çalışmaya başlıyorum. Tamam biliyorum, artık komik olmaya başladı bu ders çalışmaya başlıyorum muhabbeti ama bu sefer farklı. Artık vakit daralıyor ve yumurtayı içimde hissedebilir durumdayım. Ayrıca benim seçme şansım yok. Bir şehir, bir ben, bir hayal, bir gelecek beni daha doğrusu ders çalışmamı bekliyor.

Bekleyin, geliyorum. :)

Mart 5, 2008   1 Yorum Var, Sen Ne Dusunuyorsun?

Ve Maraton Başladı..

İşte dünkü yazımda bahsettiğim olay bugün gerçek oldu. Aylardır aldığım kararlar hep yalan oluyordu ama bugün yaklaşık 4 saat matematik çalıştım. Trigonometri’yi yuttum.. Limit’i ise şöyle bir tekrar ettim. Aslında daha çok çalışacaktım ama Kuzenim’in çocuğu oldu. :) Kendisi birinci dereceden tribal enfeksiyon bir kişilik olduğu için diğer kuzenim yanına giderken ben yanına gitmesem burnumdan getirirdi. Onun yanına gitmek zorunda kaldığım için 4 saatçik çalışabildim. :) Başlangıç için hiç fena olmasa gerek.

Minik kuzenim yanında olduğum her an ağladı. Belki ciğerleri yandığı için, belki de nasıl bir yere geldiğini bildiğindendi bu gözyaşları ama bir gerçek vardı ki her ağlayışında kalbim taş değirmenler arasından geçiyormuş gibi sıkıştı.. .(

Ne yalnızlık ne de yalan ömrü boyunca üzmen kuzenimi umarım.. Doğarken ağladı ama bunlar döktüğü son gözyaşları olur umarım. :) Dünya’ya Hoş Geldin.. :) Yıllar sonra bu yazımı okursun umarım. :)

Yazmıcam dedim ama yine tutamadım. :) Neyse kısa tuttum bu sefer. Her şey çok güzel olacak. Çok daha fazla çalışacağım..

En İyisini Daha Görmediniz!..

Şubat 29, 2008   Ilk Yorumu Sen Yap

3.. 2.. 1.. İşte Başlıyoruz..

Eveet..  İşte başlıyoruz.. Son 3 günde 3 kitap okudum. Birincisi Hermann Hesse‘nin nobel ödüllü kitabı Siddhartha”.. Siddhartha iel birlikte ben de erdim. :) Birden kitap okuma aşkı sardı bu kitapla beraber ve bir gün sonra vakit kaybı sayılmayacak bana yararı olacak bir kitap okumaya karar verdim. Şüphesiz bu Yerim Seni ÖSS‘den başka bir kitap olamazdı.  Dün gece de bir oturuşta Erdal Demirkıran’ın Yerim Seni ÖSS’sini okudum ve sanırım ÖSS’ye 3 ay 13 gün kala yapılabilecek en güzel şeyi yaptım. Kitabı bitirdikten hemen sonra ders çalışma masamın her yanını çok sevdiğim saman kağıtlara çok sevdiğim kurşun kalemlerim ile kalın kalın İstanbul, İst’08, İstanbul Üniversitesi, Psikoloji, Bekle Beni İstanbul, ŞAMPİYON gibi yazılar ile donattım. İçimde ki ateş bir yangına dönüşmüştü. Bugün dersim olmamasına rağmen dershaneme giderek rehberlik hocamla uzun uzun bir konuşmanın ardından kendi programımı kendim yaptım. Eksik konularımı belirledim. Kalan 3 ay 13 günü nasıl değerlendireceğimin planını yaptım. Anlayacağınız ÖSS’yi kazanmak için ilk defa adam akıllı işler yaptım. 
Utanıyorum söylemeye bu gece de üşendim ders çalışmaya ve bir kitap daha okudum. Mümin Sekman‘ın Her Şey Seninle Başlar isimli “Kendi kurtuluş savaşınızı başlatın” gibi güzel bir sloganı olan kitabı okudum.
Şu anda her şey çok hazır.  Yarından itibaren hayatımın en sıkı ders çalışacağım günleri başlıyor. Muhtemelen de buraya pek yazamam. Yani öyle umut ediyorum..

 En İyisini Daha Görmediniz!..

Şubat 28, 2008   3 Yorum Var, Sen Ne Dusunuyorsun?

Tatil Bitti.. Elde var -30 Puan.. Rinna Rinna Nay..

Az önce son  denememin puan sonucuna baktım. Denemeye girmeden önce rehberlik hocam, kulakları çınlasın, tatil boyunca çok çalıştığımızı, bu denemede puanların ortalama 20 puan artacağını, artması gerektiğini söyledi. Tabi tatil programını hiç uygulamadığım için o kadar umursamadım bu dediklerini ama yine de bir önceki sınavın çok zor olmasından dolayı bunda bir kaç puan arttırırım demiştim. Fakat yanılmışım.. Benim puan’ım  bırakın 20 puan artmayı 10 puan düştü. =\ :@ Anlayacağınız tatil boyunca bir çok kişi puanını 20 puan 30 puan arttırırken ben 20 puan düşürdüm. Aferin bana.

Benimle aynı bölüme girmek isteyen insanlar günde 10 saat ders çalışırken ben günde 10 saat bilgisayar başında duruyorum. 15 günün 10 gününde tek bir soru çözmeden geçirdim. Ffff… Ve hala burda yazı yazıyorum. Hala kapatamıyorum bilgisayarı.

Bu gidişle sınav sonunda çok fena g*t olacağım.

Umarım buraya uzun bir süre yazmam..  Bu kaçıncı veda onu da bilmiyorum ki **…..

Şubat 11, 2008   6 Yorum Var, Sen Ne Dusunuyorsun?

Yine Okul.. Son Kez Okul..

bursa erkek lisesi, erkek lisesi, bel,bursa anadolu erkek lisesi
Büyük halini görmek için resime tıklayınız.

İşte yine başlıyor. Sakalını kes, saçını kes, üstündekini çıkar.. O 125 yıllık Bursa Erkek Lisesi’nin yıllardır öğretmenliğin ne demek olduğunu bilmeden kendine öğretmen diyen insanlar tarafından ne kadar iğrenç bir hal alabileceğini tahmin bile edemezsiniz. Öğrencilerin birer insan olduğunu, öğrencilere öğretmeleri gereken en önemli şeyin insan sevgisi olduğunu bir kaç edebiyat ve felsefe öğretmeninden başka bilen yok.

Bir yandan da öğretmenleri ne kadar iğrenç de olsa bu okuldaki son dönemim. 4 yıldır ikinci evim olan Bursa Erkek Lisesi’nin o inanılmaz güzellikteki binasından, her köşesine sinmiş tarih kokusundan 3 ay sonra ayrılıyorum.

Daha dün başlayan lise yarın bitiyor. Okula adımımı attığım ilk gün aldığım tek nefeste yıllar birer birer geçti sanki. . Okulun bir an önce bitmesi için her gün dua etsem de kendini öğretmen sanan öğretmenler ve insan sanan öğrenciler yüzünden yine de zor olacak onsuz olmak.

Üstelik biz sonuz. Bursa Erkek Lisesi’nin son mezunlarıyız. Bizden sonra okulun adı değişiyor. 125 yıllık okul, Bursa Anadolu Erkek Lisesi oluyor. At yarışının galibi olan öğrenciler ile beraber. İnsan sevgisi yerine daha hızlı nasıl koşulacağını daha ilk okulda öğrenmiş öğrenciler..

Son olmamız sadece bununla da kalmıyor. Biz yukarıda fotoğrafını gördüğünüz 125 yıllık binanın da son mezunlarıyız. Bizden sonra bir daha orda öğrenci olmayacak. Müze olacak tarihe bekçilik eden bu bina.

Son süperiz, çok süperiz. :)

Şubat 10, 2008   12 Yorum Var, Sen Ne Dusunuyorsun?