Gündemde ki Başlıklar!..
“Küresel ısınmaya karşı duygusal soğuma.”
Bazen bir cümle cilt cilt kitabın anlatamadığını anlatır ya, öyle bir cümle bu.
Nurettin Rençber’i tanımazdım. Bir kaç ay önce devlet yurdunda kalırken oda arkadaşım dinletmişti ilk. Ondan hatıradır bana. Yeni albüm çıkardığını gördüm, merak edip indirdim. Bir şarkı var ki albümde sözleri günümüz dünyasını çok acı bir şekilde anlatıyor. Bir çok kişi sordu bana blogu değiştirdiğimde “Kimlerden olmayacağız?” diye. İşte bir tanesi bu şarkıda anlatılıyor. Şarkının adı Kirli ve Mavi.
Sözlerini dikkatlice okuyun, defalarca okuyun.. Gerçekten çok güzel sözler:
Bir bakış fırlattı Dünya, kirli ve mavi
Irmaklar kuruyup göller çekiliyorken.
Mikroorganizma, virüs, bakteri derken
Yaşam yavaş yavaş kaydı ellerimizden.Bir fabrika daha yapalım, biraz daha kar
Hayatımızda üç beş türün ne önemi var?
Küresel ısınmaya karşı duygusal soğuma
Nasıl olsa her musibetin bir çaresi var.Nehiler ile kardeş idik ağaçlarla dost
Işıltılı derelerde parlardı taşlar.
Şimdi sessiz ormanlarda göz yaşı döker
Bir zamanlar bin neşeyle ötüşen kuşlar.Bir fabrika daha yapalım, iki nükleer santral
Hayatımızda üç beş türün ne önemi var.
Küresel ısınmaya karşı duygusal soğuma
Nasıl olsa her musibetin bir çaresi var.
Bilmiyorum ki daha ne söylenir. Söyleyecek üç beş kelimesi olan yazsın. Bu şarkı ve bu yazı da insanlığımızı unutturanlara selam olsun. Hatta bir mim başlatalım, blogcular da küresel ısınsın. Ben mim’i wolkanca‘ya ve yalnızlık okulunun müdürü Erdem‘e gönderiyorum. Bakalım onlar neler yazacak küresel ısınma hakkında.
Read More
Bahtiyar Vahapzade.. Ayaküstü ufak bir araştırma yaptım.. Çok kesin bir sonuç verdiğini söyleyemem. Ama ne yazık ki vermediğini de söyleyemem. 20 kişiye sordum “Bahtiyar Vahapzade kimdir?” diye. Bugün birçok haber sitesinde ve muhtemelen TV haberlerinde de gösterilmesine rağmen 20 kişiden sadece 5 kişi biliyordu kim olduğunu. Mazeretler ise bilindik şeyler; kimisi liseden mezun olalı çok olmuştu, kimisi fen öğrencisiydi vs..
İyi de kimdi Bahtiyar Vahapzade?
Yaşayan en büyük Türk şairi.. idi.. Artık değil.. O da gitti..
Ölümüne itirazımız yok tabii de Bahtiyar Vahapzade’yi bile öğretemeyen bir eğitim sistemi nasıl gençlere Türkçe’nin, özgürlüğün, vatan sevgisinin önemini öğretecek?
Sanırım ne söylesek o kadar da önemli değil.. Allah rahmet eylesin..
Read MoreSavadsızdır
Adını da yaza bilmir
Menim anam…
Ancak mene
Say öğredip
Ay öğredip
il öğredip
En vacibi dil öğredip
Menim anam.
Bu dil ile tanımışam
Hem sevinci
Hem de gamı
Bu dil yaratmışam
Her şiirimi
Her nağmemi,
Yoh men heçem
Men yalanam
Kitap kitap sözlerimin
Müellifi menim anam!
Can Dündar’ın Sivas Katliamı Belgeseli‘ni izlemiştim geçenlerde.. O kadar doldum ki o belgeselde hemen doktorum Yeşil‘e bir e-psota attım.. O e-posta’nın üzerine yeni bir şeyler yazmam çok zor olduğundan, Yeşilin de izniyle o e-posta’yı yayınlıyorum..
“Yeşil..
Az önce tesadüfen bir linke tıklayıp tesadüfen bir belgesel izledim.. Ders çalışmak için kuzenin bilgisayarına oturmuştum, bir kaç dakika izleyip kapatacaktım video’yu ama karşıma çıkan Can Dündar‘dı.. Hiç değişmeyen ses tonuyla Madımak diyordu.. Sivas diyordu.. 93 diyordu.. Katliam diyordu.. Her dakika biraz daha kapıldım belgesele.. Sanki her saniyesinde zaman geriye gidiyordu, sanki her saniyesinde ben sivas’a biraz daha yaklaşıyordum..
Bu zamanın geriye, mekanın doğuya doğru gidişi bir noktada durdu.. 1993′ün Temmuz’unda, Sivas’ta, Madımak Oteli’nde bulmuştum kendimi.. Temmuz’un sıcağı yetmedi.. Cani cübbeliler “Allah’ın Ateşi” diye haykırarak otelimi ateşe verdiler.. 5.000 cumhuriyet düşmanı’nı durdurmak için gele gele 50 tane asker geldi, onlar da hiçbir şey yapmadan geri döndü.. İtfaiye yangına müdahale etmedi.. Komiser sanıp kurtardıkları kişi Aziz Nesin çıkınca 78 yaşındaki Nesin’i yangın merdiveninden aşağıya attılar bir köpek gibi.. Onlarca tekme yedi, polis arabasına gidene kadar, hatta arabanın içinde bile yumruk yemeye devam etti.. 37 tane aydın, 37 tane can yandılar cayır cayır..
Ben belki öldüm bu katliamda.. Belki de kurtulanların içindeydim.. Bilemiyorum..
Belgesel’in sonunda tam kayışları koparmak üzereydim ki son vuruşu yaptı Can Dündar.. Hafiften Sezen Aksu’nun sesini işitir oldum.. Sözleri katliamda can veren Metin Altıok‘a ait olan Kavaklar‘ı söylüyordu Minik Serçe.. Ordan sonra buğulu gördüğüm ekranı hiç göremez oldum.. Gözümde biriken yaş mıydı, yoksa otelden yükselen kara dumanlar mıydı bilemedim..
Sonra toparlamak istedim kendimi.. Ataol Behramoğlu’nun şu dizeleri çınlamaya başladı kulaklarımda Zülfi Livaneli’nin sesinden..
“Kucaklıyor beni Metin Altıok
“Aldırma” diyor gülerek.
Yaşamak görevdir yangın yerinde
Yaşamak insan kalarak..“
Sonra farkına vardım.. Ben ölmedim.. Kurtuldum.. Yobazlar tarafından öldürülen Nesimi’sinden Uğur Mumcu’suna, Pir Sultan Abdal’ından Metin Altınok’una, Ahmet Taner Kışlalı’sına onlarca, yüzlerce, binlerce aydınımızın ruhunu da içime alarak yeniden doğdum..
Yaşamak görevdir yangın yerinde Yeşil’im..
Kal sağlıcakla..”
Daha fazla uzatmadan Nazım ile bitiriyorum yazımı..
“Ben yanmasam
sen yanmasan
biz yanmasak,
nasıl
çıkar
karanlıklar
aydınlığa.. “

Çanakkale bir destan olmuş, ben ne yazabilirim ki bunun üstüne? Dünya tarihinin en kanlı savaşı olan I. Dünya Savaşı’nın en kanlı cephesi. Metrekareye ortalama 3.000 mermi düşüyor savaş sırasında. Bu rakam dünya savaş tatihinin en büyük rakamı. Havada çarpışma ihtimali 600 milyon’da 1 olan mermilerden, onlarcası havada çarpışıyor..
Mustafa Kemal’i Mustafa Kemal yapan savaştır, Cumhuriyetimizin temelini atan savaştır bu. Tek dişi kalmış canavarlara savaşın onlarca savaş gemisiyle, dünyanın dört bir yanındaki sömürgelerinden getirdikleri insan yığınlarıyla, topla, tüfekle değil inanç ile kazanılacağını gösterdiğimiz savaştır. Tek dişi kalmış canavarların kalan tek dişini de söktüğümüz savaştır.
Bunu yapmak okumak kadar kolay değildi elbet. Mustafa Kemal Ölmeyi emretmişti askerlerine, savaşmayı değil!.. Mermisi biten süngüsüyle yürüdü bir kaç metre ilerideki düşman askerlerinin üzerine. İki adım sonra öleceğini bildiği halde tereddüt etmeden, gülerek koştu mermi yağmurunun içine!..
Bir avuç toprak parçasının üstünde tam 250.000 şehit verdik.. 250.000 mehmetçik bizim için şehit oldu. 250.000 mehmetçik bizim için toprak oldu. Toprak bize vatan oldu..!..
Çanakkale Destanımızın 93. yılı hepimize ders olsun.. Topraklarımız dünyanın en yakışıklı toprakları. Topraklarımızda tüm dünyanın gözü var. Topraklarımızda tüm dünyanın kuyruk acısı var.. Topraklarımızın üzerinde biz varız, lütfen bu vatanı hiç kimseye bırakmayın!..
Read More
Buralardayım