Posted by Mustafa Öztürk on Oca 25, 2008 in Günlük | 0 comments
“asor adalarında on sekiz mısramı unutmuşum” Attila İlhan bu mısra ile anlatmıştı kaybettiği bir şiirini. Bu sözün anlamını, bir şiirimi ilk defa kaybettiğimde anladım ve anladığım başka bir şey ise o güne kadar o mısrayı anlamamış olduğumdu. Ve bugün bu mısra iyice kafama girdi. Attila İlhan’ın sözleriyle anlatmak gerekirse mıh gibi aklımdaydı artık. Nedir bunun sebebi diye sorduğunuzu duyar gibi oluyorum..
Karne sevinci ile okuldan gelmişim, bilgisayarımın karşısına oturmuşum, eğitim sisteminin bozukluğundan, tatilin ne kadar gerekli olduğuna, mezuniyete yaklaştığımdan, sondan ikinci karnem olduğuna, bu karnelerin ölçüt olmaması gerektiği ve nedenlerine kadar uzun bir yazı yazmıştım. Şimdiye kadar yazdığım yazıların en iyisi olduğunu düşünüp büyük bir gurur ve sevinç ile yazıyı yayınla düğmesine bastığım an karşılaştığım manzara felaket idi. Ben yazınız başarıyla yayınlandı yazısını beklerken sayfa görüntülenemiyor hatası aldım. “Geri” dediysem de yazımı kurtaramadım. Sanki kopan benden bir parçaydı. Bütün gün uğraşsam da aynı yazıyı bir daha yazamadım. Ve sonunda içimi böyle dökmeye karar verdim..
Bu sefer yazıyı yayınla demeden önce kopyalıyor ve üstüne bir de taslaklara kaydediyorum. Ne olur, ne olmaz..
Buralardayım