İsterdim ki bu yazıyı okuyan herkes; “Bir yazı okudum, hayatım değişti.” diyebilsin. Çünkü bir önceki, “Uzun Bir Yolculuk” başlıklı yazımda sorduğum sorunun bir benzeri yaklaşık 5 yıl önce, Uludağ Üniversitesi, Felsefe Kulübü tarafından bana sorulmuştu ve şu anda ne o soruyu ne de onların yorumunu tam olarak hatırlayamasam da hayatımın bir daha eskisi gibi olmadığını çok iyi biliyorum.
Read MoreBundan bir sonraki yazımı yazmadan önce sizin de fikirlerinizi alayım diye düşündüm.. Soracağım soruyu yorum olarak cevaplarsanız çok mesud olurum.
Uzun bir tren yolculuğuna çıkıyorsunuz. İspanya’dan başlayacak, İstanbul’a kadar devam edecek olan, 10 günlük bir tren yolculuğu. Trende boş kompartıman yok. Seçmek zorunda olduğunuz tek kişilik boş yerin olduğu kompartimanlarda, 10 gün boyunca yan yana uyuyacağınız, yan yana yemek yiyeceğiniz, beraber vakit geçireceğiniz kişiler şunlar:
Read MoreYaşamayı senden öğrendim Usta.
“diyelim ki, ağır ameliyatlık hastayım, yani, beyaz masadan, bir daha kalkmamak ihtimalim de var. duymamam mümkün değilse de biraz erken gitmenin kederini ben yine de güleceğim anlatılan bektaşi fıkrasına, hava yağmurlu mu, diye bakacağım pencereden, yahut da sabırsızlıkla bekleyeceğim en son ajans haberlerini.”
İnsan’ı insan olduğu için sevmeyi senden öğrendim Usta.
“Yüzünü bile görmediğim insanlar için, hem de hiç kimse beni buna zorlamamışken, hem de en güzel en gerçek şeyin yaşamak olduğunu bildiğim halde” ölebilecek kadar çok sevdim insanları.
Read More
Buralardayım