
GitmeVakti.Com artık yayında. Uzun zaman önce böyle bir site açma kararı vermiştim, kısmet bugüneymiş. Lafı çok uzatmayacağım, GitmeVakti.com’da ben yazacağım. Parantez İçi Hayatlar’dan Cihan Tekin yazacak, Yalnızlık Okulu’ndan Erdem Özsoysal yazacak.. Ve tabii ki en önemlisi bizim dışımızda isteyen herkes yazabilecek. İsteyen herkes şiirlerini, denemelerini, öykülerini, çektiği fotoğrafları gönderebilir. Hatta göndermeliler ki daha da güzel bir site olsun.
Gitme Vakti’ni tanıtmal için yazdığım yazıyı da sonuna ekleyeyim de sitenin çekiciliği olsun.
Gitme Vakti..
Read MoreGitmek.. Benim için kelimelerin, eylemlerin; en hüzünlüsü, en zoru.. Bu yüzden bu edebiyat sitesinin adını “Gitme Vakti” koyduk.. Hatta sitenin adına beraber karar verdiğimiz dostum da gitti.. Ya da ben gittim, bilmiyorum.. Ne fark eder ki, gitmelerin her türlüsü zor geliyor insana..
Çok çeşitlidir “gitme”ler.. Bazen en sevdiğiniz, adeta parçanız olan insan gider sizden uzaklara.. “Gitme” bile diyemezsiniz.. Bilirsiniz ki “gidecektir gitmekte olan..” Kelimeler artık hiçbir şeyi değiştiremez.
Bazen de giden siz olursunuz. En sevdiğinizi bırakırsınız geride. Belki tek ihtiyacınız olan sevdiğinizden “Gitme” kelimesini duymaktır. Çünkü bitmeye yüz tutmuş bir aşk; içi boşalmış bir “seni seviyorum”dan çok daha fazla ihtiyaç duyar “gitme” kelimesine.. Ama duyamazsınız sevdiğinizden “gitme”yi.. Gidersiniz.. Giderken sevdiğinizi de götürürsünüz aslında.. En çok burada zorlanırsınız ama o bunun farkına varamaz..
Bazen de kendinizi bırakıp gitmek istersiniz. Ama kalbiniz git derken ayaklarınız kalmanızda ısrar eder. Çoğu zaman da ayak kazanır. Hiçbir yere gidemezsiniz.
Dediğim gibi.. Bu kelimenin her türlüsü hüzünlü.. Gitmek, gidememek, gitme diyememek..
İşte bu yüzden şimdi “Gitme Vakti…”
Sitemiz tüm edebiyat severlere hayırlı olsun.. Hepinizin yazılarını bekliyoruz.
Kardan Blog mim’lemiş bizi..
Diyor ki: “Bir gün yine tam bloga bir şeyler yazarken başına bir şey geliyor ve yazıyı yazamıyorsun. Nedir seni yazını yazmaktan alıkoyan bu şey?”
Öncelikle teşekkür edelim mim için Kardan Blog’a ve hemen cevaplayalım mim’i..
En tazesini hemen yazayım.. Yeni bir yazı yazmaya başlamışımdır. Sonra Kardan Blog beni mim’lemiştir. Ben bunu görürüm, artık istesem de devam edemem.. Yazı taslaklara kaydedilip mim’e cevap yazılmaya başlanır.
Ya da bağlantı kopması.. Hayatımın en sinirli anlarından bir tanesiydi, hiç unutmuyorum.. Lise son sınıf, ilk dönem karnemi almışım.. Eve geldim, eğitim sistemi falan filan baya uzun bir yazı yazdım.. Ama nasıl sevdim yazıyı anlatamam. Gönder butonuna basılır.. Bağlantı gitmiştir, sayfa görüntülenemiyor ekranı çıkar.. Bağlantı daha önceden gittiği için taslaklara otomatik kayıt da edilmemiştir yazı.. Yani el emeğim, göz nurum gitmiştir.. Nasıl sinirlendiğimi tahmin bile edemezsiniz..
Bir de taslaklarda bekleyen iki güzel yazım var şu anda. 21. yy’da romantik olmak ve arap kızı diye iki yazı.. İkisini de ne zaman yazmaya başlasam bir şeyler oluyor.. Ya birisi arıyor, ya elektrik kesiliyor, ya canım istemiyor.. Pof..
Bir dokun bin ah işit gibi oldu..
Ben de;
62 YTL‘ye
diyorum ki: “Bir gün yine tam bloga bir şeyler yazarken başına bir şey geliyor ve yazıyı yazamıyorsun. Nedir seni yazını yazmaktan alıkoyan bu şey?
Mim’i veren Kardan Blog’a, mimlediklerimden cevaplayabilenlere, cevaplayamayanlara teşekkürler.
Faili Meçhul Kıyak inanılmaz bir hızla büyüyor.. Röportajlar, Canlı yayın bağlantıları… Sosyal medya’nın Türkiye’de gerçekleştirdiği ilk büyük başarı bence..
Faili Meçhul Kıyak, Haber Türk Röportajı
Haberin sağındaki fotoğrafta FMK kartını tutan ben oluyorum..
Ortadaki fotoğrafta gözüken el de benimki..
Bugünkü HaberTürk’ün Cumartesi ekinde okuyabilirsiniz röportajı..
Ayrıca şu anda habertürk’ün internet sayfasında http://www.haberturk.com/Yasam.html manşetteyiz..
Haberin linki ise burda.
Okuyun, okutturun, iyilik yapın, mutlu edin, mutlu olun efendim.. ![]()
Herkese iyi kıyaklar..
su cekilmis gibi rüya oldu
erdiler yolculugun son demine
bir hayal alemi peyda oldu
göctüler hep o hayal alemine.
17 Mart 2009
Read MoreHayatıma yön veren şarkılara yine Teoman’dan yazmak istiyorum bugün.. Yalanlar üzerine yazılmış en gerçek sözleri barındıran bir şarkı.. Bazı yalanlar..
Yazıyı uzatmadan aşağıdaki linkten şarkıyı dinleyelim önce bir..
Sözlerini de yazalım tam olsun.
yorgun görünüyorsun, biraz uzan istersen
sever gibi yapma artik
daha henüz vakit varken
bir kaç yarali ruh
bir kaç bira sisesi
elimizde bunlar var
mutlu olmaya yetmez ki ask
yalanlarimiz güzel, inanmasi zevkli
birsey sevmeye degerse,
ölmeye de deger mi?
bir kaç uyku hapi
bir kaç kiskançlik krizi
elimizde bunlar var
mutlu olmaya yetmez ki
bazi yalanlar güzel
bazi gerçekler aciymis
bazi ölümler uzun
bütün hayatlar kisaymis
çalismis, kaybetmis, kosmus, yorulmustuk
birbirimize içmeden dokunamaz olmustuk
bir kaç kalp agrisi
bir kaç imdat çagrisi
elimizde bunlar var
mutlu olmaya yetmez ki ask…
Aslında Teoman haklıdır. Yorgunsunuzdur, biraz oturup dinlensen geçecektir belki ama mutluluk terazisinin yalanlar kefesi artık daha ağır basmaktadır. Yalanlara inanmak doğrulara inanmaktan çok daha kolay ve zevkli gelir.
Neyi sevdiğinizi sorgularsınız. Sevdiğiniz dün mü, bugün mü, yarın mı? Sever gibi yapsanız da bugünü sevmiyor olabilirsiniz. Dünden kalma bir kaç hatıra yarına umut olmaya çalışır sadece.
Aslında kızsanız da sizi tek teselli eden bir kaç kıskançlık krizidir.. Bir de ruhunuzu uyuşturan maddeler.
Ama yetmez.. Bazı yalanlar ne kadar güzel olursa olsun mutlu olmaya yetmez..
Teoman’a da bu güzel şarkı için teşekkürler.. .)
Read More
Buralardayım