Yazan: — Eylül 2008
Bursa’da Son Bir Hafta..

Bursa’m.. Şehrim..
Nasıl bir nankörlük yaptım sana.. Bunca aydır hep İstanbul’dan bahsetti, sana olan sevgimden hiç bahsetmedi bu deli.. Affet beni..
Sakın sanma ayrılık vakti geldiği için bu güzel sözleri söylediğimi.. Her zaman derim Bursa’mın yeri farklı diye.. Belki ilk nefesimi burda almadım ama gözümü ilk sende açtım.. Beni ben yapan sendin aslında ben değil.. İki tekerlekli bisikleti ilk kez sende sürdüm ve ilk sürüşte düştüm.. Kendimi kötülüklerden koruma irademi daha ilk okulda verdin bana.. Hayatımın en önemli parçası; lisem oldun.. Ne öğrendiysem lisemde öğrendim.. Nasıl olmam gerektiğini çok geç öğretmeye başlasan da nasıl olmamam gerektiğini çok iyi öğrettin.. Sivilceli lise yıllarımda sürekli yalandan arkadaş, bir defa da gerçekten dost oldun, hiç kavuşamadığım sevgilim oldun.. 12 yıl öğrencin oldum, sadece son 1 yıl öğretmenim oldun..
14 yıl boyunca her canım sıkıldığında gözlerimin içine bakıp bana güven veren, güç veren Uludağ oldun.. Söz veriyorum, Yedi Tepe’si birlikte gelse bir Uludağ edemeyecek kalbimde..
Şimdi seninle son haftama giriyorum.. Tatillerde elbet döneceğim ama okul bitince döner miyim inan bilmiyorum..
Şimdi son 1 hafta ya, başladı son a son b muhabbetleri.. Yarın akşam son kez Tophane’ye çıkayım diyorum.. Şehrin ışıklarını doldurayım içime, son kez.. Bir gece de Mudanya yaparım.. Közde mısır falan yerim orda.. Sonbahar da geldi sayılır, bir de sahlep çıktıysa karanlık denize karşı..
Annem artık misafirim diye seviyor.. En acısı da o geliyor.. Eşyalarını bi çıkar; neyin eksik neyin tamam bakalım diyor.. Ulan.. Koyuyor..
Uludağ bavula sığmaz mı? Bunca anıyı taşımak için nakliye şirketi ile mi anlaşmalı? Valla ağlamıyorum lan.. Toz kaçtı sadece.. Senin tozu, dumanın Bursa’m.. Hep tam zamanında yetişti zaten.. .)
Daha acısı da var.. Bir kısmına kalsam bile sahip çıkamıyırum.. Ben gitmesem de onlar benden gidecek..
Sevdiklerimi böyle çok sevmeyi de sen öğrettin Bursa’m.. Elimden tutup ilk şiirimi yazdırdığın gece.. İyi mi yaptın kötü mü, şimdi sen karar ver..
Amma velakin buraya kadarmış işte.. Bu insan gidiyor yıllardır uzaktan söylediği bir şarkıya.. Bu sonbahar’da İstanbul’a..
Hadi Eyvallah..
Eylül 14, 2008 11 Yorum Var, Sen Ne Dusunuyorsun?
Ve Mustafa Kendisini İstanbul Üniversitesine Bağlayan 4 Yıllık İmza’yı Atar..

Şu yukarıda gördüğünüz kimlik kartı da belgesi oluyor sanırım =) İşte şu yukarıda gördüğünüz kart içindi bütün bu curcuna..
Şehre girişim süperdi ama bu sefer..
Zafer kazanmış komutan gibiydim.. =) Kolay mı be.. Savaş bitmişti, 2008 İstanbul Antlaşması’nı imzalamaya geliyordum.. =)
İstanbul Üniversitesi bu kayıtlar için çok güzel organize olmuştu, her şey çok hızlı oldu.. Üniversite’ye girdikten sonra yarım saat geçmeden bütün işlemler bitmişti.. Ama dikkatimi asıl çeken, asıl beni benden alanşey farklıydı.. Çatık kaşlı bir liseye alışmıştım.. Fakat İstanbul Üniversitesi gülüyordu.. İçindeki herkes yeni gelen bizlere yardımcı olmak için oldukça heyecanlıydı ve görevlerini fazlasıyla yerine getiriyordu.. Çok, çok güzeldi.. .)
Ama ama okulun dışı kabus gibiydi =\ Onlarca yurt arasında bir tane bile adam akıllı yurt yoktu.. Ben hayatımda hiç bu kadar korkunç bir durum görmedim..
Durum böyle olunca ve bana da devlet yurdu çıkmayınca yurtsuz kaldım.. =\ İlk 30 gün devlet yurdunda misafir öğrenci olarak kalacağım.. 30 gün içinde yedeklerden sıra bana gelmezse başımın çaresine bakmak zorundayım =\
Kalacak yerim hala belli olmasa da uzun lafın kısası dostlar artık resmen İstanbul’luyum.. İstanbul Üniversiteli’yim..
Umarım hayırlı olur..
Eylül 7, 2008 20 Yorum Var, Sen Ne Dusunuyorsun?
Niye Gelmedin Ramazan?
Evet.. Ramazan geldi.. Tam şu anda kapımın önünde bekliyor ramazan.. Davul çalıyor.. Mani falan da söylediği yok.. Sadece bam güm davula vuruyor.. Uzaklaşsa bali bir an önce.. Belki uzaktan hoş gelir davulun sesi..
Yine de hatırlatıyor işte.. Eski ramazanları.. Tamam daha 18 yaşında olabilirim.. Eski ramazan muhabbeti açmaya hiç niyetim yok.. Eski dediğim ramazan sizin eski ramazanlarınızdan değil.. Benim eski ramazanlarımdan..
Okul günlerim ile çakışan ramazan.. Hani hangi öğretmenin sigara içtiğinin, hangisinin içmediğinin en iyi anlaşıldığı günler.. Ya da açlığa en az tahammülü olan arkadaşlar.. Son ders yaklaştıkça gerilir sinirler..
Ama her şeye rağmen okulun en keyifli günleridir ramazan günleri.. İftar vakti’nin erken olduğu yıllarda son dersleri yemek yiyerek kaynatmaktan daha eğlenceli bir şey olabilir miydi? Yanında bir şey getirmediğin zamanlarda ondan bundan bisküviydi krakerdi otlanmak.. Hey gidi..
Geçen sene iftar tam okul çıkışına denk geliyordu.. Her gece çıkışta bir şey yemek farz olmuştu.. Biz çiğ köfteye sardırmıştık.. Neredeyse her gün aldık çiğ köfte dürümü.. Bir gün nasıl da hain çiğ köfteci dürümün içine 20 küsür acı turşu koymuştu.. Ağzımızı açıp boş caddede koşmuştuk resmen alevleri söndürmek için.. Acısını yeniden hissettim o çiğ köftenin.. Tabii bir gün sonra dershane tuvaletinde çektiğimiz acı da unutulur şey değil.. Unutulur mu ya? Yok yok, o kadar da değil.. Unutulmaz.. Bak yine acıdı.. Dilim değil ama bu sefer.. Çok acıdı hem de..
Bir gün de toplanıp pideli köfte yemeğe gitmiştik.. En çok o gece dönmüştü “Hoş geldin Remeyzan” muhabbeti.. Sen vardın.. Ben vardım.. O vardı.. Onun kuzeni de gelmişti.. Diğeri de yanımızdaydı.. Hatırladın işte ya, sen de vardın.. Sahte, kirli sandığımız gülüşlerimiz nasıl da aydınlatıyordu geceyi.. Şimdi düşünüyorum da o an kirli dediğimiz gülüşlerimiz ne kadar da saf ve temizmiş.. Neden daha kirli olur ki insanın gülüşü her yeni ramazanda bir öncekine göre? Bilmem.. =\
Ama hatırladın biliyorum.. Eski ramazan.. Eski.. Çok eski..
O günleri düşündüm de bir an için aynı heyecanı yaşar gibi oldum.. İnandım birden davulu da duyunca Ramazan’ın geldiğine.. Ama sadece bana öyle gelmiş, gelen giden yok.. Sen yoksun, O yok.. O’nun kuzeni yok.. Ben.. Sanırım ben de yokum.. Nereye gittik.. Ramazan geldi.. Biz niye gelemedik?
Bu sefer gelemedin be Ramazan.. Özür dilerim..
Davulcu uzaklaşıyor.. Hala mani yok.. Hala rastgele vuruyor davula.. Anlayacağınız ramazan kulağa uzaktan bile pek hoş gelmiyor bu sene..
Eylül 1, 2008 10 Yorum Var, Sen Ne Dusunuyorsun?








