Yazan: — Mayıs 2008
Posta Kutusunda ÖSYM Zarfı..
Büyük randevunun saati aylar öncesinden belliydi de, yerini bilmiyordum.. Artık sınava gireceğim yer de belli..
Bu senenin en heyecanlı dakikalarını zarfı açarken yaşadım. Ancak zarfı açtıktan sonra heyecan yerini sevince bıraktı.. Zarfın içinde yazan okul, yarım saat önce evime gelirken önünden geçtiğim okuldu..
Evime yürüyerek yaklaşık 15-20 dakika uzaklıkta olan Demirtaşpaşa End. Meslek Lisesi’nde gireceğim sınava..
1. Kat, 16. Derslik.. Sıra 7..
Haziran 15, Saat 9:30..
Zarfı açarken yaşadığım heyecanın, içindekini okuduktan sonra sevince dönüştüğü gibi sınav öncesi heyecanımın da sınav sonunda sevince dönüşmesi dileğiyle..
Bekle Beni İstanbul..
Mayıs 27, 2008 6 Yorum Var, Sen Ne Dusunuyorsun?
Sana Geldim İstanbul!..
Gün doğmadan, deniz daha bembeyazken çıktım yola.. İçimde İstanbul’a gidiyor olmanın heyecanı, saadeti, mutluluğu..
Her şey inanılmazdı.. İzzet Kaptan ile önce Büyük Ada’ya uğradık.. Sonra tam yol Boğaz’a doğru ilerledik.. Mavi patiskaları İzzet Kaptan’ın gemisi ile yırtıp Adalar’ındaki baharı, Süleymaniye’sindeki güneşi kokladık..
Gezi’nin nasıl bir rüya olduğunu anlatmak için çok kısa bir anımı özetliyeyim sana..
Boğaz’a yeni girmişiz.. Çağrı’yı aradım.. Hal hatırı hızlıca geçip Çağrı; “Nerdesiniz?” dedi.. Verdiğim cevap şuydu..
“Karşımda Marmara Üniversitesi.. Yakınlarında Kuleli Askeri Lisesi.. Arkamda Rumeli Hisarı.. İleride Galata Kuleti gözüküyor.. Ben tüm bunların ve daha fazlasının ortasındayım.. Sen hesap et nerdeyim..”
Siz hesap edin, nerdeydim?
Ya da seneye nerde olacağım.. Bütün sene boyunca kendimi bin bir şekilde gaza getirdim ama bu bambaşkaydı.. Aslında bu gezinin verdiği gaz değildi.. İstanbul’du.. İstediğim şeydi.. Geziden geldikten 2 gün sonra bu yazıyı yazmaya fırsat buluyorum, düşün artık.. .)
Amma çok düşün dedim ya.. Boşver hiç birini düşünme.. Sadece İstanbul’u düşün.. Çok az kaldı.. Çok az..
Sesleri duyuyor musun? Geliyor..
Mayıs 23, 2008 6 Yorum Var, Sen Ne Dusunuyorsun?
İstanbul Fotoğrafları!..
Büyük hallerini görmek için üzerlerine tıklayın..
Avrupa’dan Asya’ya.. En beğendiğim bu.. Kıta değiştiren tek biz değiliz..
İstanbul’un en çok fotoğrafı olan mekanı; Mecidiye Camii en az fotoğrafı olan açıdan..

Mayıs 23, 2008 5 Yorum Var, Sen Ne Dusunuyorsun?
Yarın Seninleyim İstanbul!..

Sana geliyorum İstanbul..
Güzel dershanemin bana yaptığı en büyük güzellik bu olsa gerek.. Diğer dershaneler salak salak talk showlara götürürken bizim dershane yani Birey Dershanesi (reklamı hak etti
) mükemmel bir İstanbul turu düzenliyor.. Sınırsız mavi.. Sınırsız yeşil.. Sınırsız İstanbul.. Sabah İzzet Kaptan ile Mudanya’dan başlayacak tur, Adalar ve Boğaz gezintisi ile devam edecek..
Sınava 25 gün kala iyi olmadı bu gezi, ne dersin? Oldu oldu, çok iyi oldu.. ![]()
Neyse kısa kesiyorum, İstanbul için hazırlanmam lazım.. (= Bu ne güzel bir duygu ya.. İstanbul için hazırlanıyorum..
“Salkım salkım tan yelleri estiğinde
Mavi patiskaları yırtan gemilerinle
Uzaktan seni düşünür düşünürüm
İstanbul
Bin bir direkli haliç’inde akşamlar
Adalarında bahar Süleymaniye’nde güneş
Ey sen ne güzelsin ey kavgamızın şehri
İstanbul“
Mayıs 20, 2008 5 Yorum Var, Sen Ne Dusunuyorsun?
Dokunuyorum Sana İstanbul..
Hatırlıyorum da “Oo hoo.. Daha 236 gün var.. ” espirileri yapıyordum.. Şimdi 27 gün kaldı.. Yaklaşıyor başımın belası.. Yumurta yaklaştıkça ben de zorlamaya başlıyorum tabii.. Hala her gün saatlerce bilgisayar başından kalkamasam da eskisi kadar değil son 1 haftadır..
Baktım bu mat 2 konu tekrarı ile falan olcak gibi değil.. Bir ton ıvırı zıvırı var.. Ben de deneme çözmeye başladım Mat 2 konularım olmadan.. Hemen hemen gğnde 1 deneme çözdüm son bir haftada.. Bir de Mat 2 deneme kitapçığı aldım, 30×30 Pi Analitik.. Burdan da günde 1-2 mat 2 denemesi çözdüm.. Çözemediğim soruları çözdürdüm.. Ve sonuç harika..
2 hafta önce mat 2 netim 8′i zor geçiyordu, 10 net başarıydı.. Bugünkü denemede kendi rekorumu kırdım.. Öss çıkmış soruların karması ile oluşturulmuş bir denemede tam 24 net yaptım Mat 2′den..
Yani 2 hafta öncesine göre tam 3 katına çıktı netim
Tabii ki tek denemeyi ölçü almak saçma olur, bu denemede 24 yaptım diye her denemede 24 yapacağım diye bir şey yok.. Ama genel olarak olarak da son günlerdeki denemelerimin ortalaması 16 – 17 civarı bir şey.. Neresinden baksanız %100′lük bir artış var Mat2 netimde..
Durum böyle olunca da gazı başka oluyor.. Daha bir kaç hafta önce “Bir hayale uzanır da değmez olur ellerin.. “, “Ayrılığın ilk çizgisi o umutlu başlangıçlar..” diye şarkılar söyleyip kendimi yiyor, bitiriyor, çürütüyordum.. “İstanbul şehri malım olsa, ölümden öteye köy yok ya..” diye avutuyordum.. Hayallerime uzanıyordum fakat dokunamıyordum..
Hatta daha bir kaç gün evvel yazmıştım “İstanbul Bugün Yorgun” diye.. İstanbul bugün hiç olmadığı kadar dinç.. Hiç olmadığı kadar aydınlık ve hiç olmadığı kadar gerçek..
Eskiden yapabileceğimi biliyordum.. Artık yaptığımı biliyorum.. Yapacağımı biliyorum.. Gözlerimi kapattım, sadece İstanbul’u dinliyorum..
Geliyorum sana İstanbul..
Bekle zafer şarkılarıyla geçişimi..
Haykırıyorum her fırsatta..
Boşuna çekilmedi bunca acılar..
Sen bize layıksın biz de sana İstanbul..
Bekle Bizi İstanbul!..
Mayıs 18, 2008 Ilk Yorumu Sen Yap
İstanbul Bugün Yorgun..

“İstanbul bugün yorgun, üzgün ve yaşlanmış
Biraz kilo almış
Ağlamış yine, rimelleri akıyor”
Üzülme İstanbul.. Üzülme.. Sil gözyaşlarını.. Umutsuzluk yok bizim hayallerimizde.. Bekle İstanbul.. Bekle.. Beraber aydınlatacağız bu boğazı, kara bulutları dağıtacağız.. Dayan İstanbul.. Çok az kaldı.. Dayan.. Sık dişini.. Şafak 200′lerle başladık.. 30′lara geldik.. Bırakmak olur mu burdan sonra beni?
Sesleri duyuyor musun İstanbul?
Çok az kaldı..
Mayıs 13, 2008 6 Yorum Var, Sen Ne Dusunuyorsun?
Günün Kutlu Olsun Anneciğim.. .)
Annem.. Camım..
Seninle doydu karnım,
Seninle güldü ağlayan yanım.
İhtiyacım olduğuher anda yanımdasın..
Uykusuz her gecemde
Mışıl mışıl uykum oldun.
Ben hasta oldum,
Sen doktor oldun, ilaç oldun..
Hakkını nasıl öder bu oğlun?
Her şey için teşekkür eder, her şey için özür dilerim anne.. Senin günün kutlu olsun..
Ben, Oğlun, Hayırsızın..
Mayıs 11, 2008 Ilk Yorumu Sen Yap
Murat Dinçer’e.. :)
Çok muhterem, pek saygıdeğer, aşırı yakışıklı, süper karizmatik, hocaların hocası, şehrin bir ucundaki, evime tam zıt yönde olan Birey Dershaneleri‘ni 2. yılda tekrar seçmemin tek sebebi Hazreti Murat Hocam’a..
Bu hayatta tanıştığıma, öğrencisi olduğuma en mutlu olduğum öğretmenlerden biridir Murat Hocam.. Ben ki plajda güneşlenirken bile coğrafya çözecek kadar çok severim bu dersi, inanmayanlar şurdan bakabilir, Murat Hocam üstüne ilaç gibi geldi..
Sayesinde koca bir sene boyunca bütün sınıfın coğrafya’dan çözemediği sorularla ben ilgilendim..
Dershane hocalarından önce bana geliyorlardı.. Murat Hoca’nın öğrencisi olmayan öğrencilerin çözemediği coğrafya sorularının neredeyse tamamını çözdüm. Şimdi sıra üniversite sınavına geldi. Şimdiye kadar nasıl yanlış yapmadıysam üniversite sınavında da coğrafyadan yanlışım olmayacak, sayesinde..
Her şey için çok teşekkürler hocam.. Umarım en yakın zamanda Jeep’iniz ile beni evime bırakırsınız..
Mayıs 8, 2008 3 Yorum Var, Sen Ne Dusunuyorsun?
Fotoğraflarla Bursa Erkek Lisesi Öyküsü / Bursa Erkek Lisesi Fotoğrafları
Resimlerin büyük hali için üzerlerine tıklayın..
Bursa Erkek Lisesine Giriş..
Tarihin Bekçisi..
Büyük Kahve Rengi Kapı Aralandı.. Büyü Başlıyor..
Sait Faik..
Ve Diğerleri..
Dostluk..
Aşk..
Geçti Seneler Bir Solukta Birer Birer..
İnanmak istemezsin.. Kabul Edemezsin.. Çaresizsin..
Tarih Seni de Katıyor Kokusuna..
Son Nefesi Verir Gibi.. “Hoşça Kal Tarihin Bekçisi..”
Gitmez ki ayakların, kalbin içeride.. Sen Rahat Et Tarihin Bekçisi.. Biz Bekleriz Seni..
Son Değil.. Tarih Asla Bitmez!..
Mayıs 4, 2008 6 Yorum Var, Sen Ne Dusunuyorsun?
Tarihin Bekçisi Bursa Erkek Lisesi..

Uzaktan gördü önce hayatının geri kalanına yön verecek olan okulu.. Sanki daha önce hiç görmediği büyüklükte, devasa bir taş gibi duruyordu karşısında.. Biraz daha yaklaşınca ayakları titrer gibi oldu, tüyleri çelik dikenlere döndü, kalp atışları yankılanmaya başladı içinde tarihin bekçisi bu taş binayı yakından ilk kez gördüğünde..
Ayakları içeri sürüklüyordu, üstünden milyonlarca adım geçmiş, bin yıllık bir cami şadırvanının mermerleri gibi yontulmuş merdivenler O’nu çağırıyordu heyecanla.. Büyük, kahverengi kapıyı aralamasıyla başladı büyüsüne kapılmaya.. 125 yıllık tarihin kokusu kucakladı önce.. Sanki O’nun kokusunu da doyumsuz kokusuna katmak ister gibiydi tarih.. Yavaş yavaş bir parçası olmaya başladı bu tarihin..
Attığı her adımda ahşap yerlerden çıkan ses yankılandı büyük taş duvarlarda.. İçinden özür dilemek geldi, ya rahatsız olduysa tarih çıkardığı sesten? Usulca kapadı kapıyı, başka sınıflara gitti.. Bir tanesinde hocası Nevres Bey’den ders dinliyordu Mustafa Kemal Atatürk, bir diğerinde bir şeyler karalıyordu Sait Faik her zamanki yaramaz çocuk gülümsemesiyle..
Derin bir nefes aldı. Ciğerlerini sonuna kadar tarihin kokusu ile doldurup gözlerini kapadı. Başrolünü kendisi oynadığı bir rüya göz kapaklarında oynamaya başladı..
Bir ara aralanır gibi oldu gözleri. Karanlıktan korkan ufak bir çocuk gibi kapadı gözlerini hızla, ama faydası yoktu.. Gördü ki geçmişti seneler bir solukta birer birer.. O an sığmaz oldu gözyaşları kapalı gözlerine.. Başladı göz kapakları aralanmaya, yaşlar süzülmeye.. Rüya bitiyordu, bunu asla kabul edemiyordu. İnanmak istemiyordu.. Ama elden ne gelir, çaresi yoktu..
Az sonra O’nu da tarihin kokusuna kattı, Tarihin Bekçisi; Bursa Erkek Lisesi…
Mayıs 4, 2008 Ilk Yorumu Sen Yap
























