Random header image... Refresh for more!

Yazan: — Nisan 2008

İbrahim Abi’de Son Tıraş.. Bitme Erkek Lisesi..

berber ibrahim özokçu, bursa erkek lisesi, bursa erkek lisesi berberi

İşte yıllardır beklediğim zaman geldi.. Her Allah’ın günü çekilmekten öyle bir bıkmıştım ki her gün “Bitse de kurtulsak” derdim..

Bugün bitti.. Son sakal tıraşımı oldum bugün.. Okulumuzun en kıdemli üyesi, üyeden öte okulumuzun bir parçası olan berberimize son kez girdim bugün.. “İbrahim Abi..” dedim, “Köpürt güzelce.. Son bu.. Yokum bir daha..” dedim..

Bir de hatıra fotoğrafı çektirdik İbrahim Abim ile..

Artık sakal tıraşı olmak zorunda değilim.. Saçlarımın uzun olmasına kızamayacaksınız Salih Hocam.. Ve özür dilerim Nadir Hocam; okul pantalonu giyemeden kopuyorum Erkek Lisesi’nden.. Sene başında olsak da alsam kendime pantolon daha ilk uyardığınızda..

Yıllardır bu kurallırın biteceği günü bekliyordum sabırsızlıkla.. Bitiyor işte.. Bitiyor.. Ama ben istemiyorum.. Bitme Erkek Lisesi..

Söz veriyorum bir daha sakallarım uzun gelmeyeceğim sana.. Saçlarım her zaman Salih Hoca’nın istediği gibi olacak, yeni pantalon bile alırım hatta.. Yeter ki bitme Erkek Lisesi..

Nisan 28, 2008   4 Yorum Var, Sen Ne Dusunuyorsun?

Sona Yaklaşıyoruz Bursa Erkek Lisesi..

bursa erkek lisesi

Bitiyor işte.. 4 yıllık hayalin son günleri.. Ulan seviyorum seni be Erkek Lisesi..

Yanlış anlamayın sakın, bu okulu en sevmeyenlerden biriyim.. Nasıl anlatayım bilmem ki.. Bir çok öğretmenin bir kasap kadar duygusuz olması beni çileden çıkartıyor.. Her sabah içeri girerken karpuz seçer gibi okul kurallarına aykırı öğrencileri ayıklayan zihniyetten nefret ediyorum.. Ha adam gibi olsa bu iş yine tamam..

Birisi çekilir, diğer öğretmene gider.. Öğretmen sorar neden çekildin? Bilmiyorum hocam, çektiler valla.. Hoca süzer süzer sorun yok.. Kış aylarıdır, monttan kravat gözükmüyordur.. Atlar arkadan bir hoca, “Kravat yaz kravat..” Arkadaşım çıkartır kravatı gösterir.. Ses tekrar yükselir.. “O zaman favori yaz..” Bu ne zihniyettir ya? Çekilmek için çekilmek.. İnsan muamelesi gördüğümüz öğretmen sayısı bir elin parmakları kadar etmez!.. Ya da bir kaç aydan beri sadece pazartesi günleri çekilmem.. Saçlarım sadece pazartesi günleri uzuyor, diğer günler sorun yok.. Yoksa öğretmenin mi bir sorunu var? Düşünmez mi insan.. Düşünür..

Bu zihniyetin yetiştirdiği öğrenciler, yarın benim çocuğumun öğretmeni olacak.. Devam mı edecek bu kasaplık.. İnsan sevgisini ne zaman öğreteceksiniz okullarda? Ne zaman?

Ülkene aşıksındır, onu her şeyden çok seversin ama o anda ülkeyi yöneten hükümeti sevmezsin ya.. Öyle bir şey işte bu da.. Erkek Lisesi’ni çok seviyorum.. Ama Erkek Lisesi olarak bu öğretmenlik anlayışından utanıyorum.. Utanıyorum!..

Hepsine rağmen üzülüyorum Erkek Lisesi’nden ayrıldığıma.. 4 yıldan beri gördüğüm kim bilir kaç arkadaşımı bir daha görmeyeceğim.. 4 yıldan beri her gün yürüdüğüm yollardan belki de yılda 4 defa bile geçmeyeceğim..

Öyle işte.. Bugün hayatımın son felsefe sınavını oldum.. 20. sorudan bir ok çıkartıp şöyle bir not düştüm:
“Son Felsefe sınavımın son sorusu.. Hoşça kal Bursa Erkek Lisesi.. Teşekkürler Öğretmenim.. “

Bitiyor işte rüya.. Bitiyor..

Hoşça Kal Bursa Erkek Lisesi..

Nisan 18, 2008   4 Yorum Var, Sen Ne Dusunuyorsun?

Bir Dergide İlk Bir Kez Şiirim ve Fotoğrafım Yayınlandı.. :)

İşte oldu.. :) Daha önce okul dergisinde yazılarım falan yayınlanmıştı da bu farklı.. İlk olan bu.. Şiirim Mevsimlik Gençlik Edebiyat Dergisi “Adı Yok”ta yayınlandı ve çektiğim fotoğraf şiirime arka fon oldu.. :)

adı yok, mustafa öztürk, carpe diem

 

Dergide yayınlanan şiirim daha önce burada da paylaştığım Anılar isimli şiirim.. Derginin satıldığı kitap evlerine buradan ulaşabilirsiniz.. 1 Ytl bir şey zaten.. Kesinlikle okumalısınız.. Okuyun, Okutun.. Alın, Aldırın..

Nisan 14, 2008   5 Yorum Var, Sen Ne Dusunuyorsun?

X + Y ≠ Hayat..

X + Y eşit değildir Hayat

Tam boy için fotoğrafa tıklayın..

Nisan 13, 2008   3 Yorum Var, Sen Ne Dusunuyorsun?

O Yol Bayır Aşağı..

Ne güzel demiş Raşit:
O Yol Bayır Aşağı..

Sanırım devamına gerek yok :-D

Nisan 12, 2008   Ilk Yorumu Sen Yap

İlk Kitap Bitti..

A ha ha.. 5 yaprak çalışma sistemiyle ilk kitap bitti.. Koskoca bir Tarihi 2 haftada hallettim.. :) Türkçe de bitiyor.. Konu olarak Sadece anlatım bozukluklarından 4 test kaldı.. Onları da çözünce Tükçe’nin de konular bitmiş olacak.. Kitabın geri kalanı genel tekrar testleri, denemeler falan.. Onlar da biter kısa zaman içinde.. Yeni hedefim bir tane edebiyat, bir tane matematik bir tane de geometri bitirmek.. Çok kasacak ama bitecek.. :)

Vu huuu!..

Nisan 9, 2008   3 Yorum Var, Sen Ne Dusunuyorsun?

İşte O Gün Bugün!! Doğum Gününüz Kutlu Olsun Selçuk Hocam =)

Öncelikle Selçuk Hocamın nasıl biri olduğunu daha iyi anlatabilmek için daha önce kendisi için yazmış olduğum bir yazıyı sansürleyerek tekrar yayınlıyorum.. :)

Bir öğretmen düşünün. Sınıfa her girişinde öğrenciler deli gibi alkışlıyor. Islıklar dershane koridorlarını çınlatıyor, hoca “Are you ready ?” diye bağırıyor.. Ve bu yüksek desibelli sesler her defasında müdürün kulağına gidiyor olmasına bile aldırış edilmiyor. Çünkü müdür de biliyor ki Türkçe dersi iki döneme ayrılıyor. Selçuk Yeşilbağ’dan öncesi, Selçuk Yeşilbağ’dan sonrası..
Kendisi mütevazi bir insan olsa gerek ki Bursa’nın en iyi Türkçe öğretmeni olduğunu söylüyor. O Bursa’nın değil Türkiye’nin, Balkanların, Uzak Doğu’nun, Avrupa’nın en iyi Türkçe öğretmeni :)
Onu bu kadar değerli kılan nedir peki? Öğretmenlerin bir çoğu dersi iyi anlatabilir. Onu ayıran dersi anlatış biçimi.. Yani her yiğit yoğurdu farklı yer ama sadece Selçuk Hoca amuda kalkıp yiyor.
Bütün ders karnınıza ağrılar giriyor gülmekten ama konularda tek bir soru bile geride bırakmıyor. Onlarca espiriyi soruların ve konuların arasına öyle bir dağıtıyor ki Öss’ye hazırlanan bizler onun dersinde bütün streslerimizi atarken konularda zihnimize kazınıyor adeta.
Kelimeler ile anlatmak çok zor bir Selçuk Yeşilbağ dersini. Yine en iyi şekilde o anlatmış kendisini; Ö.S.Y.M. | Öğretmen Selçuk Yeşilbağ Metodları.. Bunun üstüne ne söylesem boş..

 

Sene başında işte bu cümlelerle anlatmıştım onu.. Bugün bu mübarek insanın doğum günü.. Doğum gününüz kutlu olsun hocam.. Eşiniz, çocuğunuz ve tüm sevdiklerinizle beraber sağlıklı bir ömür dileğiyle.. .)

Not: Jeep için ayrı dua edeceğim :)

Nisan 8, 2008   2 Yorum Var, Sen Ne Dusunuyorsun?

Öss’ye Son 2 Ay Kala Hobilerimiz..

Sınava az bir süre kaldı ve ben hala hobilerimden, bilgisayar-fotoğraf-şiir-gezme-tozma, gibi alışkanlıklarımdan vazgeçemiyorum. Eskiye göre oldukça azaldı gerçi ama yine de daha iyi olabilir.. Bugün dinlediğim bir anı sayesinde ise daha iyi olacağı kesin..

Anıyı anlatan Bursa Birey Dergisi Dershaneleri Yönetim Kurulu Başkanı, Avukat, Matematik öğretmeni ve daha sayamadığım bir çok ünvana sahip olan Rıdvan Yavaşcan.. Kendisi türev, integral gibi konuları 4 derste anlatan, analtmakla kalmayıp öğreten bir insan :) Bugünkü dersin sonunda bir anısını anlattı.. Oldukça yararlı oldu bu anı, ben de paylaşmak istedim.. Lafı uzatmadan anıya geçiyorum.. .)

Geçen hafta Fenerbahçe-Chelsea Şampiyonlar ligi maçından önce bir öğrenci geliyor yanına ve diyor ki, “Hocam sizce maçı izlemeli miyim?” Yani cümle tam böyle olmasa da bu anlama gelen bir şeydi. :) Ve Rıdvan Yavaşcan Hocam şöyle cevaplıyor:

“Yıllardan 1986.. Mexico86′nın yani 1986 Dünya Kupası Maçlarının oynanacağı günlerde Rıdvan hocam o zamanki adı her neyse Üniversitelere giriş sınavına hazırlanıyor. Rıdvan Hoca da futbolu çok seviyor.. Ayrıca şöyle bir şey de var, o günler; Türkiye’de ilk kez renkli televizyonların yayın yaptığı günler.. Bu maçlar da ilk renkli, naklen yayınlanan maçlar.. Bütün ülke bu maçlara kilitlenmiş durumda..

Rıdvan Hocam ise çok sevdiği maçlar yerine ders çalışmayı seçiyor.. Evdeki gürültüde çalışamadığı için maç olduğu zamanlarda evinde televizyon olmayan bir arkadaşına gidip orada çalışıyor..

Maradona’nın en formda olduğu bu günlerde yer yerinden oynuyor her maçta.. Rıdvan Hocam’ın izlediği tek maç ise Final Maçı’nın son 20 dakikası.. Onu da ders çalışırken kahveden gelen seslere daha fazla dayanamayıp iniyor aşağıya.. Kafasını kahvehanenin camına yapıştırıp dışarıdan izliyor Renkli ve Naklen yayınlanan bu ilk final maçının son 20 dakikasını.. 1 ay boyunca sadece 20 dakika izliyor..”

Ve konuyu şöyle bağlıyor..

Cebinden bir kaç gün sonraki Fenerbahçe – Chelsea maçına Protokol Tribününden bir bilet çıkartıp masaya koyuyor ve o günlerde kahvelerde bu maçları izleyen arkadaşlarının Fener maçını da kahveden izleyeceklerini, kendisinin protokolden izleyeceğini söylüyor..

Sanırım bugünlerde yapacağım fedakarlıklar fazlasıyla geri dönecek..

Nisan 5, 2008   10 Yorum Var, Sen Ne Dusunuyorsun?

Öss Kalkıyormuş, Demokrasi Geliyormuş, Herkes Mutlu Oluyormuş..

Evet arkadaşlar.. Öss kalkıyormuş.. Ben son Öss’nin şampiyonu olacağım.. Son şampiyon benim!.. Seneye öss falan olmayacakmış.. 1 sene içinde açılacak bir çok üniversite ve her okula atanacak mükemmel rehberlik hocaları ile herkes kendisi için en doğru mesleğe yönelecek.. Yani herkes doktor herkes mühendis olmak istemeyecek, üniversiteler için savaş çıkmayacak, herkes liseden sonra istediği üniversiteye gidebilecek..
Bir diğer gelişme de artık Türkiye demokratik bir ülke oluyormuş.. Büyüklerimiz anlamışlar ki halkın yarısının oyu ile tek başına bütün ülkeyi yönetmek demokratik değil, halkın yarısının oyunun alıp kalan yarısının da istekleri dikkate almak demokrasinin olmasını sağlayacakmış..

Artık A.B.D. elini ayağını çekiyormuş ülkemizden.. Dünya bankası ve imf bütün borçlarımızı silmiş.. Artık doğan her bebeğin borcu olmayacak, bebekler gülerek doğacakmış.. :)

Ve bu gün de günlerden 1 Nisan imiş..

Nisan biiiiiiiiiir..

Nisan 1, 2008   5 Yorum Var, Sen Ne Dusunuyorsun?